Puan vermedi·444 syf.··
2023 5. kitabı
Oyasumi Punpun'u az önce bitirdim ve oldukça garip hissediyorum. Yılın başından beri her gece uyumadan önce birkaç bölüm, telefondan okuduğum bir mangaydı. İlk başlarda birkaç bölümle başlasam da sonlara doğru elimden bırakamaz bir hale geldim. Öncelikle çok karamsar, karanlık bir manga olduğunu söyleyebilirim. Manganın sonunda anlamsızlık çukurunda debelenmeniz muhtemel. Baş karakter Onodera Punpun. Manga kısaca Punpun'un küçüklüğünden itibaren hayatını anlatıyor bize. Mangayı özgün hale getiren nokta ise Punpun ve ailesinin bir kuş şeklinde çizilmiş olması. Tüm karakterler normal bir şekilde çizilmişken - ki çizimlerini oldukça beğendim- Punpun ve ailesi bir kuş şeklinde resmediliyor. Punpun büyüdükçe, ruh hali değiştikçe, dünyaya bakışı değiştikçe bu kuş resminde de belli değişiklikler oluyor. Boynuzu çıkıyor, bir kare oluyor veya sadece siyah bir karaltıya dönüşüyor. Manganın ilk bölümünden beri hissettiğim şey Punpun'da bir şeylerin doğru olmadığı. Alkolik bir anne, şiddete meyilli bir baba ve ailesinden doğru düzgün şefkat görmeyen, küçük yaştan itibaren dayısıyla yaşamaya başlayan bir Punpun... Ama mangaka bunları dramatize eder bir şeklilde anlatmıyor. Tam tersine Punpun bu olanlara o kadar kayıtsız davranıyor ki, bir an için insan sanki normali buymuş gibi hissedebiliyor. Özellikle ilk bölümlerde Punpun'un herhangi bir diyaloğuna yer verilmiyor. Sadece iç sesine ve özellikle de dayısından öğrendiği bir şekilde "Sevgili tanrı, çın çın hey!" diyerek çağırdığı hayalindeki tanrıyla konuşmalarına yer veriliyor. İlk bölümlerde sınıfına yeni gelen Aiko'ya ilk görüşte aşkı, yaşadığı çocuksu heyecanlar ailevi problemlerini biraz arka plana atmamızı ve sanki her şey çok normal gibi hissetmemizi sağlıyor. Punpun'un bu bahsettiğim kayıtsızlığının normal olmadığı ileriki yaşlarında daha çok gözümüzün önüne serilmeye başlanıyor. Öyle ki annesinin ölmesinden bile herhangi bir üzüntü duymayan biri Punpun. Okumayı bırakıp yalnız yaşamaya başladığı zaman kendisini sadece gündelik hazlarla oyalayan-ki türünün seinen olması itibariyle ayrıntılı cinsel sahnelere yer verildiğini söyleyebilirim- , elinde olan hayatla ne yapacağını bilmeyen nefes alan bir kabuğa dönüşüyor Punpun. Kitapta Punpun'un sağlıklı olduğunu düşündüğüm tek zaman Sachi'yle beraber olduğu zamanlar. Aiko'yu ne kadar sevsem ve Punpun'la birbirlerine çok benzediklerini düşünsem de ikisinin bir arada sadece birbirlerine zarar verdiklerini, Punpun gibi birinin yaşamak için Sachi gibi onu yönetecek birine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında kitapta aslında bir sürü yan karakter var. Favorilerimden Seki, Shimizu, Harumi, "İyi titreşimler!" diyip duran garip ama pek hazzetmediğim adam ve bir o kadar garip tarikatı... Hepsinin ayrı ayrı hikayelerini de okuyoruz mangada. Bana kalırsa bu ayrı hikayelerin hepsinde bir ortak nokta var ki o da tüm karakterlerin içinde belli bir tutunamamışlık olması. Kitabın sonu iyi mi bitti, kötü mü bitti kişiden kişiye değişir. Ben sonu hakkında yalnızca Aiko için üzgünüm, çünkü başka şartlara sahip olsa yaşamaktan zevk duyacak biri olduğundan eminim. Ancak Punpun gibi biri hiçbir zaman hayata dört elle sarılan, yaşamayı seven ve anlamlandırabilen biri olamaz. Punpun yaşamını devam ettirse bile bu hayatı sevdiği için değil, yapacak daha iyi bir şeyi olmadığından hayata tahammül ettiğindendir. Oğuz Atay'ın tutunamayanlar tanımının vücut bulmuş hali gibi biri Punpun. Ne kadar ona zaman zaman çokça sinirlensem de yıldızlara koloni kurmak isteyen küçük, masum Punpun'u hatırlayınca içimi bir şefkat duygusunun kapladığını da inkar edemem. İyi geceler Punpun...
İyi Geceler Punpun - Cilt 3Inio Asano · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2022340 okunma
·
233 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.