Babasi tarafindan Berline gönderilen Raif Efendi Berlinde hayatının dönüm noktası Maria Puder ile tanisir. Marianin ilk önce portresi ile tanır.Sergiye hiç aksatmadan Her gün hayran kaldığı portreyi izlemeye gider, Öylesine büyülenmiştir ki, gözleri yaninda oturan gerçek Mariayi tanimaz . Ardından tesadüfen başka bir yerde tanışan bu ikili hayattan soğumuş olmalarına rağmen yaşamları birleştiği anda birden değişiverirler. Yaşadıkları her şey Berlin sokaklarına birer anı olarak kazınır. Birbirleri sayesinde hayata tekrar ısınıverirler. Babasinin ani ölumuyle memleketi Ankaraya dönmek zorunda kalan Raif Efendi, hayatının aşkını bir trenle bilinmezliğe doğru yolcu eder Mektuplaşmalar gecikmez, dört gözle birbirlerinden mektup beklerler, sık sık mektuplar gelir ve gider. Ama artık Maria Puder'ın mektupları kesilir.. Peki Raif Efendi bir daha Maria'yı görebilecek midir? Sonrasında mutlu olmadığı bir evlilik yapmak zorunda kalan Raif Efendi ömrünün sonuna dek beklediği Mariadan sadece geri mektuplar mı kalacaktır? Kim bilir...
Sabahattin Ali'nin okudugum ilk kitabiydi ve ben çook beyendim her gun görduyumuz sakin sesiz "ne kadarda vasifsiz" dediyimiz insanlarin aslinda nasil hikayeleri geçmişleri ola bileceyini yazrimiz cok guzel anlatmis her kese tavsiye ediyorum♡