Yazarın eşsiz ve ıssız kitabını severek okumuştum. Kitabı bir oturuşta bitirdim her zaman ki gibi akıcıydı. Genç kurgu severlerin bu seriyi seveceğini düşünüyorum. Kapak tasarımı zaten ayrı bir konu ben beğendim açıkcası. Sonsuz kitabında Çakıl'ın annesinden daha da nefret ettim. Zaten okuyanların hepsi böyle hissetmiştir. Ama şahsen ben kitabın sonunu böyle beklemiyordum gerçi kimse beklemiyordur. Sonu cidden beni çok şaşırttı. Ama Çakıl ve Kaan böyle bir sonu haketmiyordu bence. Gerçi ikisi içinde sonsuz oldular da diyebilirim. Kaan'ın kendisiyle çeliştiğini ve Çakıl'la ne kadar yakın olmak istediğini ama kendi kurduğu dünyasında nasıl kaybolduğunu okudum. Sayfaları çevirirken sürekli dedim ki gelsin artık gelsin diye diye nasıl bitti anlamadım. Gerçi o geldi de işte. Bu sırada da Çakıl'ın duygularını okumak ve her duygunun yüreğime işlemesi çok güzeldi ya. Bartu ve Arda karakterleri kitabın ayrı güzelliklerindendi. İkisininde kitapta ki yerleri yok sayılamaz. İkisinide ayrı ayrı seviyorum. Bartu'nun cips aşkı aynı ben . Kendime en yakın hissettiğim karakterdi belki de . Felix, Cem... Karakteri de kitaba renk katmıştı. Acı, aşk, nefret ve hüzün dolu bir kitaptı. Benim için güzel bir okuma oldu. bu tür servenlere önerimdir.