Kitabın yazım dili her zaman ki gibi akıcıydı. Duygu geçişleri vs. çok güzel aktarılmıştı. Hayalleri için mücadele eden Güniz'i okumak çok güzeldi. Hayali için kendisinden, hayatından ve sevdiği insanlar için çok şey feda etti bunu okurken hepimiz görüyoruz. Kitaptaki karakterlerin olgun olarak sergilediği tavırları taktir ettim. Ben bile 23 yaşımda olmama rağmen bir çok konuda olgun kararlar veremeyebiliyorum. Bulut, Nail, Uğur, Efe bu dört karakteride sevdim. Dostluğu ve arkadaşlığı dibine kadar yaşadık. Ama bir çok karakterin ailelerinden nefret ettim. Rotamız aşktan, hüzünden ve pişmanlıklardan geçsede değdi bence. Güniz ve Bulut ayrı ayrı tatlılardı ya. Bulut’un sevgisi ve sadakatini taktir ettim. Lisede başlayan serüven üniversitede devam etti. O kadar zorluğa rağmen birbirlerini bırakmadılar. Bulut karakteri okulun futbol takımı kaptanıydı ve Üniversitede sporcu bursu alıp Galatasaray’da oynamak istiyordu. Bu hayalinin gerçekleşmesini ondan çok belki de biz istedik. Ve sonlara doğru olan gelişmelere ağzım kulaklarımda okudum resmen. Keşke şöyle bir dört beş yıl ilerisini falan okusaydık o zaman çok güzel olurdu. İlk Kitabın sonunda her şey açığa çıkmıştı, pişmanlıklar yaşanmıştı ve Güniz için hayat artık daha iyi olmak şöyle dursun, çok daha zor oldu. Ama şöyle bir şey de var ki Güniz abisi Efe'ye tekrardan bir şans vermesi beni mutlu etti. Bazı sahneler vardı beni o kadar üzdü ki okuyunca beni anlayacağınızı biliyorum. Ayrıca zorbalık yapanların nasıl değiştiğini ve sonlarının nasıl olduğunu öğreniyoruz. saklanan sırların bir bir ifşa olmasına çok sevindim resmen. O sahneyi okuyunca içim bir pır pır etti. Güçlü karakterler, aşk ve bir umut hikayesi okumak istiyorsanız sizin için birebir bir kitap. Rota serisi bu kitap ile tamamlandı. Kitabın mutlu son ile bitmesi beni sevindirdi. O kadar zorluğa rağmen mutlu olmalarına değdi. Genç kurgu severler için kesinlikle önerim