Puan vermedi·272 syf.··
2023 6. kitabı
Kitaptan alıntılar ve fikirlerimin karışımı, biraz kendime not niteliğinde bir inceleme. Bu kadar kısa açıklamalarla böylesine kapsamlı bir evren yaratabilme yeteneği ile Asimov'un dehasına hayranlık duydum. Evren zaten kurgusuyla, sosyolojik ve psikolojik açıklamalara dayanmasıyla -özellikle kitabın 1950'lerde yazıldığını düşününce- inanılmaz, ama beni asıl etkileyen yazarın kendini gerçekten o dünyada hayal edip yazdığını yer verdiği ayrıntılarda görüyor olmamız. Kendimi tarihin o döneminde, aşırı nüfuslu dünyada, gökyüzünü görmeyen devasa bir sistemin içine yerleştirilmiş halkın arasında, diğer gezegenlerde yaşayan Spacer'ların üstünlüğü altında ve robotların hayatlarımıza sızdığı hissiyle buldum. Örneğin karakterimiz penceresi olan bir odanın varlığını "there was something indecent about the exposure of privacy of a room to the outside world" diye garipsiyor. Ya da gurur duyduğu evini anlatışında günlük hayatları bizim için somutlaşıyor "there was a closet in each room. one of the main ventilation ducts passed directly by. It meant a little rumbling noise on rare occations, but, on the other hand, assured first-rate temperature control and well-conditioned air. Nor was it too far from either Personel." ve sonrasında, çok uzak dünyalardan gelmiş bir canlı salonunda otururken bir anda güvensizleşiyor, kendi apartmanını sıkışık ve kötü olarak görüyor. Hayatında hiç açık havaya çıkmamış olduğu için, rüzgarı hissedince ilk düşüncesi bir arabanın geçtiği oluyor. Bu şekilde "çelik mağaralardan" oluşan dünyanın nasıl-neden var olduğunu ve insanlar üzerindeki etkilerini de yavaş yavaş anlıyoruz. Verimlilik adına kurulmuş ve her ayrıntının, yemeklerin, atıkların, ulaşımın, çalışmanın, çocuk doğumunun, sosyalleşmenin kontrol edildiği devasa bir sistem. "the first problem of living is to minimize friction with the crowds that surrond you on all sides". İnsanların pek çok şeyi kabullenebileceğini ve hayatlarına devam edeceklerini görüyoruz, ama -güneşi görmüyor olsalar da- gece vakti hayatın durmasından ve şehrin uyumasından vazgeçirilememişler. "much of the earlier habits of Earthly society have been given up in the interest of that same economy and efficiency: space, privacy, even much of free will. They are the products of civilization, however, and not more than then thousand years old. The adjustment of sleep to night, however, is as old as man: a million years. The habit is not easy to give up. Although the evening is unseen, the city sleeps." Ana karakter Baley de çok iyi yazılmış diye düşünüyorum. Bizden kaç yüz yıl sonra yaşadığını bilmiyorum, ama farklı bir dünyada yaşamasına rağmen çocukluğu ve şehirde kendine bir hayat kuruşuyla içimizden bir insan olduğunu hissediyoruz. İnsan gibi görünen bir robotla çalışmanın onun iç dünyasında oluşturduğu çalkantıları görüyoruz. Bir isyan çıkmak üzereyken robotun olayı devralmasıyla hem kontrolü kaybettiğini düşünüp hırslanıyor, hem de içten içe rahatladım mı diye şüpheye kapılıyor. Robotun daha sonraki bir cümlesi de pek yardımcı olmuyor "my briefing on human characteristics here among the people of Earth includes the information that, unlike the men of the Outer Worlds, they are trained from birth to accept authority". Ama bence Baley'nin kendinden şüphe etmesine gerek yok, keşfettiği ayrıntılarla oluşturduğu teorileri otoriteye karşı ileri sürmekten hiç çekinmeyen biri :) Evrenin "fethedilmiş" olmasına, aranan her kaynağa erişimin olmasına rağmen dünyanın bu şekilde yaşaması, tamamen verimliliğe odaklı dev sistemler kurmanın aynı zamanda ne kadar zayıflığa yol açtığı (bir saatlik bir elektrik kesintisinin kaos doğurma potansiyeli gibi), insanların çok daha iyi bir hayata ulaşmalarının önündeki engelin yalnızca diğer dünyalara tekrar yelken açmayı hayal bile edemeyecek hale gelmiş olmaları, ütopyamsı gezegenlerde yaşayanların ise artık hayatları mükemmele yakın olduğu ve kaybedecek çok şeyleri olduğu için durağanlığa kısılı kalması... O kadar çok boyut var ki. Serinin devamı hakkında hiçbir bilgim yok ve okuyarak gelişmeleri görmek için çok heyecanlıyım. En çok da insanların sıkıştıkları zihinlerinden kurtuluşlarını ve robot-insan etkileşimini, robotların zihinlerinin nasıl gelişeceğini merak ediyorum. Ek bir not olarak, olayları anlatma tekniği de çok eğlenceli bence. Örneğin başka bir karakterin yaşadığı olayı öğrenmemiz ya da evrene dair toplu bir bilgi almamız gerekiyor. Asimov, anlatıcı karakter hakkında "olayı uzatmadan anlatamazdı zaten" ya da "eh bütün ayrıntıları vermesini dinlemek zorundayız" gibi ifadelerle bu bilgileri ayrıntıyla almamızı sağlamaktan geri durmuyor :D
The Caves of SteelIsaac Asimov · HarperCollins · 20181,378 okunma
·
114 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.