·624 syf.····Okunma: 10 Nisan 2023 11:35 Yazarın okuduğum ilk kitabı ama kalemi gerçekten etkiledi beni, çok akıcı yazmış. Evet fantastik bir evren var ve evet bu evreni anlatıyor ama sayfalarca betimlememiş o evreni bize, kitabı okurken karakterlerin konuşmalarından bile kendi kafanızda canlandırabiliyorsunuz evreni. En hoşuma giden yönlerinden biri buydu kitabın çünkü ben sürekli yarattığı evreni betimleyerek kitaptaki yaşanan olayları kısa kesen yazarların kitaplarından çok sıkılmıştım.
Diğer sevdiğim ve hatta bayıldığım şey ise Sera, kesinlikle müthiş bir karakterdi. Hani bazı kitaplarda aşırı saf salak kadın karakterler vardır, okurken sinir krizi geçirtir insana.
Bazı kitaplarda da tam tersi aşırı öz güven sahibi fazlasıyla egolu kadın karakter vardır, her şeyi yapabilir, efsanedir, müthiştir, herkes peşinde pervanedir falan ve bu karakter de sinir krizi geçirtir ya, heh işte Sera ikisi de değildi, ne olduğunu ve ne olmadığını bilen gerektiği yerde kendine güvenen ama yapamayacağı şeylerin de pekala farkında olan müthiş bir karakterdi.
Ve Ash….. yer yer sinir olsam da gerçekten Sera gibi bir karaktere ondan başka biri yakışmazdı… kutsal bakir :)
Bu yüzden 10 10 10…….
Buradan sonrası spoiler içerebilir…
Kitabın konusu yaşadığı krallığın zamanında zor bir durumda kalmasıyla dönemin kralı tarafından ölüm ilkeli ile yapılan anlaşma sonucu kralın soyundan gelen ilk kadının, ölüm ilkelinin konsortu olması için anlaşma yapmış olmasını anlatan Seranın ağzından okuyoruz. Sera da kralın soyundan gelen ve bir örtü içine doğan 17 yaşında bakire olan ve ölüm ilkelinin onu gelip almasını beklediği yerde anlatmaya başlıyor kitabı. Sera 17 yaşına kadar sadece bu gün için hazırlanmış, eğitimler görmüştür, görevi ise basit ölüm ilkelini kendine aşık etmesi, zaafı haline gelmesi ve onu öldürmesi gerekmektedir. Çünkü Sera doğduğu gün atasının ölüm ilkeli ile yaptığı anlaşma sona ermiş ve Seranın yaşadığı krallığın toprakları tekrar çürümeye başlamıştır. Bu çürümeyi durdurmanın tek yolu ölüm ilkelini yok etmektir ve bir ilkeli öldürmenin tek yolu ise Aşktır…
Fakat işler planlandığı gibi gitmez ve ölüm ilkeli Serayı almaz.. bundan sonrası ise Sera için daha büyük bir kabus olur çünkü annesi bile Serayı suçlar ve çürümenin nedenini kızı olarak görür, aslında onu evladı olarak bile görmemektedir, Sera onun için sadece krallığı kurtarmak için bir araçtır.. Ve ilkel de gelip onu almayınca tek suçlu Sera olmuştur. Bu süreçten sonra 3 yıl boyunca her doğum gününde ilkel çağrılır ama hiç birinde gelmez.
Sera ise tamamen dağılır, artık bir bakire değildir, annesinin ölüm makinesi haline gelmiştir, ve sarayda bir prenses değil refakatçi olarak tanınmaktadır.
Olaylar ise Seranın bazı tanrıların bir aileyi yok ettiğini gözleriyle görmesi ve buna müdahale edeceği sırada başla bir tanrının( ki tanrı değil ) buna engel olup, tanışmalarıyla devam ediyor. Bundan sonrası çümbüş :)
Kısacası harikaydı, sonu ise gerçekten heyecanlı bitti ama spoiler uyarısı versem bile burada söyleyemeyeceğim.
Kesinlikle okuyun…