Gönderi

Puan vermedi·480 syf.··
2023 206. kitabı
Bir prenses ve bir koruma, onların arasında ne geçecek çok merak ediyordum zaten. İkisi arasındaki aşk çatışmasını çok net anlayabiliyoruz. Benim açık ara diğer kitabından daha çok sevdiğim bir kitap oldu. Rhys her ne kadar huysuz olsa da ince düşünen biri olmasıyla, kalbimi çaldı diyebilirim. Kıskançlığı, korumacılığı ve tutkusuna bayıldım. Bridget ise kraliceliğinin hakkını zaten baştan beri veren bir karakterdi. Güçlü, zeki, güzel ve sorumluluk almayı bilen bir karakterdi. Bridget ve Ava kaçırılınca, Rhys'da gidip bridget'a çelik yelek almasına düştüm. Festival olayında ona izin vermemesi ve sırf o yüzden festivali eve getirmesi, yani Rhys kalbimi çalıp duruyorsun. İkilinin adım adım ilişkilerinde ilerleyiş kısmını sevdim. Allah'tan her şey bir anda olmadı. krallıkta ki yasaları öğrendikçe diyordum ki "prenses olmak ne zormuş arkadaş" djjdjdj. Ayrıca ikisininde aşkı için her şeye göğüs gerip, birbirlerine destek çıkmasını sevdim. Bir de kitaptaki smut sahneleri çok ateşliydi ya, ben Rhys'dan beklemiyordum böyle bir şeyin çıkacağını, vay arkadaş dndnnd. Ayrıca ikili arasında yaş farkı bulunmakta, söylemeden geçmeyeyim. Kitabın sonu tahmin edilebilirdi bence, zaten klişe bir konusu vardı. Ama zaten ben klişe seviyorum o yüzden benlik bir sorun olmadı. Çünkü romantizm konulu kraliyet öyküleri bence çok güzel. Entrikalar, taht savaşı, saray hayatı, yasak aşk, ihanet, imkansızlıklar dolu bir kurguydu. Türü sevenler için kesinlikle önerim. Not: yetişkin içerik bulunmakta ona göre okuyun lütfen. Zorluklara dayanıklı, huysuz ve kibirli koruma Rhys Larsen’ın iki kuralı vardı: 1) Müşterilerini ne pahasına olursa olsun korumak. 2) Duygusal bağ kurmamak. Hiçbir zaman. Bu kuralları çiğnemeyi asla düşünmemişti… ta ki o kadın hayatına girene kadar. Bridget von Ascheberg. Ona tamamen uyan inatçı bir karaktere ve Rhys’in bildiği tüm kuralları küle çeviren gizli bir ateşe sahipti. Hiç de onun beklediği gibi biri değildi. İhtiyacı olduğunu asla bilmediği her şeydi. Bridget her geçen gün onun savunmasını daha fazla yıkmaya başlamıştı. Rhys, artık inkâr edemeyeceği bir gerçekle yüzleşene kadar... Bridget’ı korumaya yemin etmişti ancak tek istediği onu mahvetmekti. Onu elde etmekti. Çünkü kadın, ona aitti. Onun prensesiydi. Onun yasak meyvesiydi. Onun her ahlaksız fantezisiydi. Görkemli, iradeli ve görevine zincirlerle bağlı Prenses Bridget, dilediği gibi yaşama ve âşık olma özgürlüğünün hayalini kuruyordu. Ne yazık ki abisi bir anda tahttan çekildiğinde, sevgisiz ama politik olarak uygun bir evliliğin olasılığıyla ve hiç istemediği bir tahtla karşı karşıya kalmıştı. Yeni rolünün çetrefilli ve ihanetlerle dolu yolunda ilerlerken, asla sahip olamayacağı bir adama karşı duyduğu arzuyu da gizlemesi gerekiyordu. Korumasına. Onun koruyucusuna. Onun nihai çöküşüne. Beklenmedik ve yasak… Onlarınki bir krallığı yok edebilecek, her ikisini de mahvedebilecek bir aşktı.
Çarpık OyunlarAna Huang · Martı Yayınları · 20233,381 okunma
·
990 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.