Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 11 Mayıs 2022 12:58 Türk edebiyatının ilk realist romanı Araba Sevdası.
Kahramanımız Bihruz Bey babası vefat edince kendisine kalan mirası hunharca yemeye koyulmuş, konuşmalarına Fransızca kelimeler serpistirmeyi marifet sanan, araba sevdalısı bir asilzade. Arabalara olan aşkı öyle ki insanları bindikleri arabalara göre sınıflandıracak kadar çok.
Temiz hava almak -belki de hayranı olduğu arabasını göstermek- için çıktığı gezide çok güzel bir arabadan inen Periveş hanımı görür ve ilk görüşte aşık olur. Bir fırsatını bulup ona bir mektup yazar ve buluşma teklif eder fakat Periveş hanım gelmez. Bihruz Bey yıkılır. Gezi yerlerinde onu görebilmek için aylarca gezer. Yine böyle bir gün yalancı olması ile ünlü Keşfi Bey'den Periveş Hanımın öldüğünü öğrenir.
Gerçekten ölmüş müdür acaba yoksa en büyük meziyeti yalan olan Keşfi Bey'in uydurması mı?
Peki Bihruz Bey'in en büyük aşkı Periveş Hanım mı acaba yoksa arabalar mı ?
1800lü yılların İstanbul'unu harika tasvirlerle bize anlatan Recaizade Mahmut Ekrem o yıllarda Osmanlı Devletindeki batılılaşma meraki Fransa-Fransizca hayranlığı -özentiliği de diyebiliriz- çok güzel anlatmış.
Bir çırpıda hoop diye okuyuverdim ve çok keyif aldım. Okuması kolay bir kitap. Klasik sevenlere tavsiyemdir.