·296 syf.····Okunma: 12 Nisan 2023 19:09 Kitap kutuplardaki ani bir değişimle birlikte burada yaşaması mümkün olmayan bir halkın Türk’lerin dünyaya yayılmasını Hindistan Çin Doğu Avrupa ve Meksika halklarını inşa etmesi savını fonetik benzerliklere dayandırarak açıklıyor . Bu sebeple oldukça ilginç ve sürükleyici başlıyor .
Haç ve mesih inancının Türklerin kadim Tengri dininden temellendiği Hindistan’ın meşhur Mahabba Rata sının anlatımının Tengri inancıyla benzerliklerini ortaya koyuyor.
Yazar kitap boyunca sıklıkla katolik olduğundan ve uzun yıllar süren araştırmalarından bahsediyor. Açıkçası bu kadar objektif yürüttüğünü söylediği araştırmaları konusunda hemfikir olamadım;ilerleyen bölümlerde Türk’lerin yeni dininin onları ve dolayısıyla kan bağı olan Hint ve Meksika haklarını kutsal ve uğurlu doğu-batı yönünden çekip kuzeyden gelen Adem in inancına sürüklemekle gelişimlerini durdurduğu ve dünyaya kaos un hakim olmasını sağladığını savunuyor . Kitabın ilk bölümlerinde yer verdiği Bel (baal) ing:believe sözünün kökü olduğunu savunduğu inanç sisteminin sümerlerin ( ki Türk olduklarını iletiyor) Baal mitinin kuzey - güney vurgusunu İslamiyetin kıblesi ile eş tutacak kadar önyargılı ve taraflı buldum . Türklerin islamiyeti kabulü ile haç ve doğudan gelen mistik akımların putperestlik olarak yaftalandığı İslamın insan onurunu hiçe saydığına kadar da ileri gitmiş .
Yoğun genel kültür içeren ve fazlasıyla linguistik yaklaşımına rağmen akıcı tercümesinden dolayı önerebileceğim zaman ayırmaya değer bir kitaptı.