·200 syf.····Okunma: 18 Ocak 2023 00:00 Distopya tarzında yazılan bu roman bana 1984 anımsattı. İnsanların düşüncelerinin bile kontrol altında tutulduğu bir dönemden bahsediliyor. Devlet her şeydi. Çocuklar ailelerin yanında belirli yaşa kadar yaşıyor sonra kamplara alınıyordu. Suç oranını en aza düşürmeyi hedefleyen bir toplum oluşturmaya çalışıyordu. Bu amaçla insanların aklından geçenleri konuşmaları için bir serum hazırlayan baş karakterimiz bunu devletin bekası için yaptığını sanarken aslında olayların nereye gideceğini kestirememiştir. Sonunda ipin ucunu kaçırmış ve yaptığını nelere mal olacağını görünce dehşete düşmüştür.
İnsanların bu kadar baskı altına alınması ve duyguların yok sayılması çok ürkütücü. İnsan doğası gereği duygusal varlıklardır ve bu elinde alındığında elbette patlak verecektir. Ne kadar baskılarsan patlama o kadar büyük olur.
Körü körüne bağlı kaldığımız değerleri sorgulamaya başladığımızda altında yatan gerçekleri görmeye başladığımızda yaşadığımız dehşet ve o boşluk hissi ...