Kitabın en can alıcı kısımlarını anlatmıyorum ama yine de fikirlerinizi etkileyecek derecede spoiler mevcut!!
Selam herkese, bitirdiğimde 'Eee..evet?' diye söylenerek bön bön baktığım bir kitap ile karşınızdayım. Yani gerçekten değişik bir kitaptı, ilk olarak bunu söyleyebilirim. Direk fikirlerime gireyim iyisi. Çünkü başka ne diyeceğimi bilemedim. Kitaba gerçekten büyük bir heyecanla başladım. Sevdiğim tarafları olduğu gibi sevmediğim tarafları da oldu maalesef. Bunları size ortak bir payda da anlatmak istiyorum. Kitabı sevdim çünkü inanılmaz akıcı. Yani kimsenin elinde sürünecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu durum bence sayfaların (olumsuz) çokta dolu olmayışından ve konunun (olumlu, iyi) enteresan oluşundan kaynaklanıyor. Karakterler ise; yani kesinlikle Midas'a gıcığım bu kesin, ilk sayfadan beri hemde. Auren'a ise yani hem şöyle kızı kollarından tutup bir silkelemek ve 'Lütfen kendine gelip, şu pasifliği üzerinden atar mısın artık?' diye bağırasım var, hem de ona sarılasım var. Değişik ve iyi biri ama daha güçlü bir karakterle karşı karşıya kalmak isterdim açıkçası. Bunun dışında kitabın ilk bölümünü okuduğum an dedim Allah'ım ne olur erkek karakter bu olmasın ve gerçekten o olmadığını öğrenince resmen çığlık attım ve 10 kilo verdim. Ancak esas erkeğe gelene kadar da ohooo kitap bitti. Hatta gelince de kızla en fazla 5 cümle falan konuştu hsjshdhs. Teşekkürler.. Sonra kurguya bir de değineyim. Ben semer olayını hiç sevmedim ya (yani gerçek hayatta da şu harem olayından nefret ediyorum) ama kitapta okumakta ayrı bir gerilmeme sebep oldu. Ancak kurguyu enteresan ve ilgi çekici buldum. Merakla ve heyecanla da okudum açıkçası. İlk kitabın şöyle bir durumu var bence; güzel, ben beğendim. Çünkü heyecanla okudum. Ancak Wow değildi. Bununda sebebinin yazarın