7.5/10
Hafızam beni yanıltmıyorsa İsrail Edebiyatı’ndan okuduğum ilk kitap oldu Bir At Bara Girmiş. Yazar David Grossman İsrail hükümetinin pek de hoşlanmadığı bir figürmüş, bundan yola çıkarak kitabın içinde siyasi bir şeyler bulacağımı tahmin etmiştim, öyle de oldu. Hem İkinci Dünya Savaşı ve malûm soykırıma hem de İsrail-Filistin savaşına dair izlere sık sık rastlıyoruz. Fakat kitabın benim ilgimi çekme sebebi pek de huyum olmamasına rağmen konusu, daha doğrusu fikriydi. Bütün bir kitabın birkaç saatlik stand-up gösterisi üzerine kurulmuş olması ilgi çekici gerçekten. Kitapta elli yedi yaşında, kanser hastası, muhtemelen hayatının sonlarına yaklaşmış Dovaleh adında bir komedyenin büyük ihtimalle son gösterisini ardında bırakacağı bir ize, varoluşunun bir kanıtına çevirişini okuyoruz. Bunu da kırk küsur yıldır görüşmediği, emekli bir hâkim olan çocukluk arkadaşını gösteriye kedisini gözlemleyip hakkında notlar alması için davet etmesiyle yapıyor. Kitap boyunca Dovaleh gösteriyi kâh hikâyesini anlatmak kâh hikâyesinden kaçmak için bir araç olarak kullanırken eski hâkimle birlikte Dovaleh’e bazen dışarıdan şöyle bir bakıyoruz ve gösteri sırasında bize anlatılmayan boşlukları da bu sayede tamamlıyoruz. Aynı zamanda eski hâkim karakterinin Dovaleh ve kendisinin çocukluklarına dair hatırladıklarıyla da Dovaleh’i daha fazla tanıyoruz.
Kâğıt üstünde güzel bir fikrin ete kemiğe bürünmüş hâlinin de iyi olması nadirdir, bence bu kitap bunu başarmış. Karakter tek bir ânı hatırlamamak için ânın etrafında dolanıp bambaşka şeyler hakkında gevezelik yaparken yer yer sıkıldığımı hissettiğimi ve çok büyük bir edebi haz almadığımı itiraf etmeliyim fakat sonuçta okuduğum şeyden gayet memnunum. Bir de aklımın bir köşesinde sürekli “Acaba bunun filmi olsa nasıl olur” düşüncesi vardı. Başarılsa gayet orijinal bir şey ortaya çıkar muhtemelen ama bunu başarmak pek de kolay olmasa gerek.