Gönderi

8/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 18:46
SUS BARBATUS 1 Uzun girizgahlara gerek duymadığım bir yorum olacak bu. O nedenle doğrudan giriyorum konuya Hep Kitap baskısından okudum ben bu kitabı Benim açımdan okunabilir bir kitaptı. Şimdi ortalama derim ilk 150 sayfaya biraz haksızlık olur. “Ruhumda derin iz bırakmayan ama kaliteli bir kitaptı” diyeyim en iyisi. Kalitesinin nereden geldiğinden bahsedeyim önce. Elbette benim açımdan ilk 150 sayfadan geliyor. Şöyle ki: 1- Toplumcu gerçekçi bir eser okuyacağımı biliyordum. Ancak öyle sıkıcı, kuru bir dille yazılmış bir toplumcu gerçekçi roman olmadığını biliyordum. -Öyle duyuyordum diyeyim ya da- Karşılandı mı bu beklenti Evet 2- Yine büyülü Gerçekçilik ögelerini, metinlerarasılıkları güzel bir şekilde eritmesi romanı kuru toplumculuktan kurtarmış. 3- Bu bir seri olmasına rağmen birinci cildi de oldukça kapsamlı. Başkaları benimle aynı fikirde olmayabilir. Özellikle Sus Barbatus hayranları belki bana karşı çıkabilir ama Birkaç eleştirim var kitaba Gülşen karakterini yapay ve sorunlu buldum. Ne olduğu belli değil. Çoğu cümlesi eğreti duruyor bana göre. Baktığımızda Kenan, Zeynep, Mustafa, Komutan, Kadir, Atalay, Doktor, Aynur, hatta Aysel bile çok net karakterler ama Gülşen’in içine kaçmış yazar. Yazar Gülşen’in içine kaçınca karakter havada kalmış. Bir örnekle açıklayayım “Dilimiz bir, biz o dile Çehov'u katmışız. Yine de, işte bunun için anlatmış bunca şeyi, sorun, yalnızca dil değil, dili zenginleştirmek. Bizden öncekiler bu insanların hikâyelerini anlatmak yeter sanıyorlardı. Oysa önce dil, sonra hikâye.” (Hep Kitap, S.247) Bu cümle gelene kadar biz Gülşen’i az birazokuyan, oğlu, eşi ve kardeşi için çokça endişelenen, siyasetin ve eğitimin doğrudan içinde olmayan bir karakter olarak gördük. Sonra bu paragrafla karşılaştık. Gördük ki bu cümleler Gülşen’e bir numara büyük. Olmamış yani. Bunları söylese söylese Mustafa’nın söylemesi uygun düşer. Ya da taş çatlasın belki Aynur veya Faruk. Ama Gülşen değil. Gülşen’de bu minvalde birkaç tutarsızlık gördüğüm için yaratımını sorunlu bulduğum bir karakter olarak ifade ettim. Bazı yerlerde mesaj yoğunluğu artmış. Oralarda toplumcu gerçekçiliğin yüzünüze yüzünüze sert sert esen rüzgarına maruz kalmış oluyorsunuz. Benim için biraz sıkılma sebebi tabii bu. İlk 150 sayfada mesaj yok muydu? Vardı elbette ama daha zarif, dil inceliğine daha fazla önem verilerek. Ayrıca kitabın müzikalitesine de bu ilk 150 sayfada daha bir dikkat edilmiş. Sonuç Kaliteli bir kitaptı ama Bana öykülerindeki ve İncir Tarihi’ndeki tadı vermedi. Serinin devamını da bir ara okurum. Sus Barbatus’a daha yoğun değinilen, daha yoğun, dili daha tatlı olan bir kitap okuma beklentim var aslında ikide veya üçte. 10.04.2023
Sus BarbatusFaruk Duman · Hep Kitap · 20181,001 okunma
·
138 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.