8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 63. kitabı
Atlas Okyanusu kıyısında küçük bir adanın iki sakini vardır. Sessiz bir hayat sürmek isteyen çizerimiz Alec ve esrarengiz bir yazar olan Ève. Dünya bir nükleer felaketin eşiğinde olup, teknolojik gelişmelerin insanın sonunu getirdiği konuşulmaktadır. Bir sabah uyandıklarında elektrik, telefon, televizyon, radyo gibi hiçbir iletişim aracının çalışmamasıyla hikaye başlar. Herkes felaket senaryoları yazıp, korku içinde ölümü beklerken, kendilerine Empedokles'in Dostları diyen oldukça gelişmiş teknoloji ve tıp bilgisine sahip bir grup insan bu karmaşaya son vermeye gelir. Kitap genel olarak tahmin edilebilmesi kolay bir hikayeden oluşsada içinde barındırdıkları ve  anlatabildikleri beni çok etkiledi diyebilirim. Bu kitap tek başına ne bir distopik dünya çerçevesi, ne sıkıcı bir kadın-erkek ilişkisi ne de insanın ölümsüzlük isteğinin doğurduğu sonuçlar. Tüm bunların yanı sıra çelişkilerle dolu insan doğasının dışa vurumu ve asla yenemediği bencillik duygusuna ayna tutulması diyebilirim. İnsanın bastıramadığı duyguları, gideceğimiz yolu bize gösterecek sözü anlam kazandı ve ben ne yalan söyleyeyim kendimi sık sık Ève'ye hak verirken buldum. Yazar her ne kadar "yaşamı taşıyan ne geçmiş ne gelecek, şimdiki zaman" diyor, şu anın kıymetinden bahsediyor olsada geleceğin kaygısını çelişkiler ve zıtlıklarla iliklerinize kadar hissettiriyor. Tüm bu felaket senaryolarının ortasında, Empedokles'in Dostlarının bizlere umut ışığı olduğunu düşünürken, aslında umudu yine başkalarında aradığımızı farketmem benim için acı oldu. Kendi yarattığımız sistem içinde boğulduğumuzu, daha mutlu ve huzurlu bir dünyada yaşamanın bizlerin elinde olduğunu hatırlatan yalın bir kitap. Yazarın kendi kalıpları dışına çıkma çabasını takdir ettiğimi söylemeden de geçemeyeceğim.
Empedokles'in DostlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20216,5bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.