Puan vermedi·352 syf.··Beğendi
· Mutlu son aşk romanları yazarı January ve mutlu sonlara inanmayan edebi kurgu yazarı Augustus'un yollarının tekrar kesişmesiyle başlıyor roman.
Üniversite yıllarında birbirlerine rakip olan January ve Augustus'un gizliden gizliye birbirlerinden etkilendiklerini ama aralarındaki iletişimsizilikten kaynaklı birbirleriyle yollarının ayrıldığını okuyoruz. Ta ki January sahil kenarındaki bir göl evine taşınmak zorunda kalıp, Augustus ile komşu oluncaya dek.
Dışarıdan hayatı mükemmel gözüken January mutlu bir aileye, ilgili ve onunla gurur duyan ebeveynlere, güzel bir ilişki içinde olduğunu düşündüğü iyi bir erkek arkadaşa ve güzel giden bir kariyere sahipken babasının ölümünden sonra hayatı birden sarpa sarıyor.
Babasının ölümünden sonra öğrendiği gerçeklerle yüzleşmekten kaçınan January yüzüne takındığı mutluluk maskesini indirince erkek arkadaşı ondan ayrılıyor, annesiyle ilişkisi sarpa sarıyor ve annesinden uzaklaşıyor, yeni kitabı için sözleşme yapmışken ise teslim tarihi yaklaşmasına rağmen artık mutlu son hikayeleri yazamayan January bir tıkanma yaşıyor. Cebindeki parasının suyunu çekmesi ise her şeyi daha da zorlaştırıyor.
Emily Henry bu romanı yazarken kendisinin de hikâye yazmaya tıkandığı bir dönemde 'yazamayan bir yazarın hikayesini yazmak' nasıl olur diye düşünerek bu hikâyeyi yazmış.
Hikâyede January ve Augustus'un yazmak için birbirlerini motive ettiklerini ve birbirlerine yardımcı olduklarını okuyoruz, bu süreçteki tek şartları ise birbirlerine aşık olmamak.
Bu romanla ilgili bir çeviri sorunu olduğu okuduğum kitap incelemelerince okurlar tarafından fark edilmiş. Orijinal hali yurt dışında çok sevilirken, çevirideki bazı sorunlardan kaynaklı hikaye kendini tam yansıtamamış. Kitapta bazı sorunların olduğunu kabul ediyorum ama bu haliyle bile bence sürükleyici bir hikayesi olan akıcı bir roman. Ben tavsiye ederim, sevdiğim romanlardan.