Buddha tüm hayatı boyunca kafasında tek düşünce taşıdı. Bu düşünce de insanın acı çekmesini önlemek üzerine kurulmuştu. Acı çekmek gereklidir. Fakat insan bunu anlamadan acı çekmemelidir. Ancak o zaman acı çekmenin gerçek niteliği ve önemi ortaya çıkar. Artık çaresizliğin son dakikasında...insan artık acı çekemeyecek bir duruma gelir! Mucizeyi andıran bir şey olur. Hayat kanının damla damla akıp gittiği büyük, açık yara kapanır, organizma bir gül gibi filizlenir. Nihayet insan "Özgür"dür ve "Dostoyevski'nin Rusya'sının" özlemini çekmez, fakat daha büyük bir özgürlük, daha büyük bir mutluluk özlemindedir. Hayat ağacı gözyaşıyla değil, özgürlüğün gerçek ve sürekli olduğu bilinciyle canlılık kazanır.