Elena Armas yazarın ilk kitabıymış ve benim de okuduğum ilk kitabı kendisi. Yoğun dönemden geçtiğim için şu sıralar elimde olan romantik komedi ve fantastik kitapları okuyorum ve açıkçası şu sıralar kafamın istediği sakinliği yakaladım diyebilirim. Bu kitap oldukça güzeldi kabul ediyorum ama bir şeyler eksik gibiydi. Aoran'a hayran kaldım kabul ama Catalina'nın inadı yok mu, mahvetti beni. Çıldırdım diyebilirim. Geçmişte yaşadığı şeyler kolay değildi anlayabiliyorum ama bu kadar uzatılması da ne bileyim okura resmen yetti ama dedirtti. Aralarında ki enerjiyi biraz daha hissedebilirdim ama o kadar birbirleriyle atışıp savaştılar ki bir yerden sonra almak istememiş olabilirim. Sonlara doğru zincirler kırıldı ve dolu dolu aşk yaşansa da kitabın bitmesine de az kalmıştı zaten. Kitabın ortalarında hala inatlarıyla uğraşıyordum siz düşünün. İspanya'ya gittikten sonra ki Aoran'ın yavaş yavaş Catalina'yı ele geçirmesi acayip güzeldi ama, kabul ediyorum. Güzel sabretti. Kitaptan Catalina'dan çok Aoran'nın enerjisini aldım diyebilirim. Hani dışarıda buz gibi bir hava vardır ama siz içeride şöminenin sıcaklığıyla sarmalanmışınızdır, işte tam olarak Aoran bana onu hissettirdi. Sıcak ve şefkatli... Onun aşkı ve uğraşı benim için daha baskındı kitapta. Ancak dediğim gibi okunabilir ve sizi o dünyanın içerisine kolayca alan bir kitaptı. Dil akıcı ve sadeydi ki yoğun zamanlarınızda rahatlıkla okuyabilirsiniz. Kitap sizi az da olsa duygulandıracak, sinir edecek ve sevindirecek bir kitap. Diğer kitabını da okumaya başladım, bakalım o nasıl olacak?