Puan vermedi·264 syf.····Okunma: 19 Nisan 2023 21:42 Nasıl da meyilliyiz bizi kaygılandıran şeylerden kaçınmaya. Kaçınılmaz bir fırsat oluyor bir anda toplumun kadını edilgen hale getirebilmek için yaptığı teşvikler. . Başarma korkusu nasıl da pes etmeye gönüllü kılıyor kadını.
Başarı basamaklarını tırmanırken son noktada pes edişlerin sebebi, sevgiyi riske atmamak ve kadınca hissedememe kaygısı oluyor. Yalnız kalacağını, sevilmeyeceğini, mutlu olamayacağını düşünen kadın böylece "kadınca" denilen işlere yöneliyor.
Kendini gerçekleştirmekten, bu yoldaki zorlukları göğüslemekten ,başarının getireceği sonuçları hep negatif değerlendirmekten dolayısıyla başarmaktan korkan kadın (kendi sorumluluklarından kaçınan kadın) kendini güvende hissedebileceği yer olarak bir erkeğin kolları arasında olmayı tercih eder. Kendi ayakları üzerinde durmaktan vazgeçip neredeyse tüm sorumluluğu erkeğin üzerine yıkar. Rahata erdiğini, güvende olduğu düşünürken de kendine yabancılaşır. Kendini değersizleştirdiği bu yoldan çıkabilmek için yeterli özgüveni bulamaz ve hapsedilmiş hisseder. Yeni bir hayata tek başına atılabilmek için yeterli donelere sahip değildir. Bu yüzdendir vazgeçmeler, geri dönmeler ve hapsolmalar silsilesi.
"Bağımsızlık, başkalarının bize bahşedebileceği bir armağan değildir. Her şeyden 'Onları' sorumlu tutmaktan vazgeçemediğimiz, kendi sorumluluğumuzu üstlenmediğimiz ve bu sorumluluğun sonuçlarını göze alamadığımız sürece özgürleşemeyiz." Sözüyle cekmişti bu kitaba beni Colette Dowling. Her kadının okuması gerektiğini düşündüğüm, içinde kendimi bulduğum bir kitap oldu. Yazarın da dediği gibi bence de her kadın kendini bulacak bu kitapta.