Pedofili ile ne alakası var kardeşim!
Puan vermedi·104 syf.··
2023 105. kitabı
Bir "ne amaçla aldım hatırlamıyorum vakası" daha. Eminim, okuduğum bir kitapta adı geçtiği ve o sırada aklımda olan bir şeye paralellik gösterdiği için not ettiğim ve aradan bir süre geçince sipariş edip hangi paralellik olduğunu hatırlamadığım diğer kitaplarla benzer bir vaka bu da :) Mann'ı diğer eserlerinden ve dünya çapındaki haklı ününden tanıyoruz zaten ama bu kitabı, adını duyurduğu iki kitaplarının arasındaymış. Beş bölümlük bu kitap öncelikle Aristoteles'in tiyatrosuna çok yakın. Aristoteles'in Tiyatrosu; başlangıç, yükseliş, zirve, sonun başlangıcı ve ölüm diye beş bölüm den oluşuyor. Mann da Venedik'te Ölüm'ü buna çok yakın tutarak oluşturmuş ve eser içerisinde kendinden şeylerden bahsetmiş. Onun bölümlerinde; başlangıca ünlü bir yazar olan Gustav Aschenbach'ın yaratma sürecindeki kısırlığa bir çözüm olarak seyahate çıkma verilmiş. Bölümler son perde olan "Ölüm" ile sonlanana kadar; karakterdeki yazarın çocukluğu ile sanata ve sanatçıya bakışı, yolculuk zamanı, aşk ve yazardaki değişimler, ve son perde olan yazarın ölümü ile devam edip bitiyor. Açıklama kısmında bahsedilene göre T. Mann, Goethe'yi anlatmakla başlayıp kitabı farklı bir boyuta taşımış. Sırf bu bilgi ile yazar olan karakterde Goethe esintileri arayıp, karakteri Goethe olarak düşündüğümü söyleyebilirim. Vermeselermiş bu bilgiyi keşke. Son iki bölüme bölüme kadar sıradan işleyen kitap, dördüncü bölümle birlikte düşünsel bir bölüme geçiyor. Bu bölümle başlayan yerde karakterin on dört yaşındaki bir çocukta gördüğü güzellik kavramı ele alınıyor. Hatta buradan itibaren Yunan miti ile benzerliklerini de sıralıyor T. Mann. Beşinci bölümde kitap daha da hareketlenerek Venedik'te baş gösreren kolera salgınını ve bu şehirden kaçan insanları işlerken karakterin dayanamamasına rağmen çocukta gördüğü güzelliğe ve aşka yaslanarak burada kalıp ölümü kucaklıyor. Son iki bölümdeki güzellik ve aşk kavramlarını, yazarın karaktere bir pedofil özellikleri işlediği hakkında görüşlere sıkça rastlamak mümkün ama ne bu okuyucuların kitaba yoğunlaştığını düşünüyordum ne de onları haklı bulanları. Baştan itibaren sanat ve sanatçıyı sunan T. Mann, sanatı bir eleştiriye açık, bir soru olarak var edilebilen hale getirmesine rağmen, bu okuyucuların kitapta pedofil nitelikleri görmesi hayret verici. Bir taştan, ağaçtan, bitkiden, sudan, havadan, manzaradan yakaladığı güzelliği sanatlarında kullanan sanatçıların, gördükleri bu kavramı bir insanda, gerekirse küçük yaşta bir insanda görmesi tuhaf değil. Normal olandır. O yüzden sanatçıdır o. Öyle ki kitapta bu çocuğa yakın ilişki işlenmez hatta çocuk konuşmaz bile hiç. Yazar onu seyreder ve gördüğü güzellik kavramını Eros'a da bağlayarak kişiliğinde özümser. Bu kavramlar onu göz göre göre ölüne götürür. Bunu bilse de kişiliğindeki sanatçıya kolera salgınına baş eğdirir. Sosyal psikolojide bir kavram vardır atıfta bulunmak diye. İnsanlar konuşmaların ilk bölümüne ya da son bölümüne dikkat ederler denir. Bunu sinemaya da uyarlayabiliriz, kitaba da. Burada anlaşılan, başlagıçta kurulan temellere dikkat edilmeyip, son bölümlerdeki olaylara yoğunlaşılarak yanlış bir çıkarımda bulunuluyor. Yapmayın!
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20204,672 okunma
·
571 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.