·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Nisan 2023 19:41 "Tanıdım bu kızıl kahkahayı. Aramış ve bulmuştum onu. Bütünlüğü bozulan, paramparça olan acayip bedenlerdeki şeyin ne olduğunu anlamıştım artık. Kızıl kahkahaydı bu. Gökyüzünde, güneşteydi ve çok yakında tüm dünyaya yayılacaktı bu kızıl kahkaha!"
Kızıl kahkahanın kitapta ilk kez adının geçtiği bu cümlelerdeki karamsarlığı hissetmemeniz mümkün değil. Eğer keyifli bir ruh halinde değilseniz ve canınız sıkkın ise bu kitabı şu aşamada okumanızı önermem çünkü, günün sonunda sizi duygusal anlamda etkileyebilecek çarpıcı bir kitap var karşımızda.
Kitap ana olarak iki bölümden oluşmakta ancak bölümler de kendi içinde ufak parçalardan meydana geliyor. Parçalar arasında devamlılığı olan bir konu bütünlüğü yok ancak; iki ana tema mevcut. İlk bölümü elyazmalarını yazan ve ana karakterimiz subay tarafından yazılıyor. Savaşta yaşadıkları ve günün sonunda bacaklarını kaybederek eve kapanma hikayesini bize bütün çıplaklığı ile anlatıyor. Yazdıklarını okuduğunuzda içinizin daralmaması mümkün değil. Özellikle 5. parça bu konuda beni çok etkiledi ve bir süre kitabı bırakmama neden oldu. Subayın savaş, savaşın özneleri ve kitap boyunca adı geçen ve kızıl kahkahayı nitelendiren sözleri rahatsızlık yaratma konusunda oldukça başarılı.
İkinci kısım ise subayın erkek kardeşi tarafından yazılan elyazmalarından oluşmakta. Kitabın arkasında da bahsedildiği üzere yazılan parçalar adım adım erkek kardeşin de cinnet ve dehşet dolu bir yola girmesini konu alıyor. İlk bölüme göre daha soyut bir anlatım biçimi olsa da ilk bölüm kadar çarpıcı olarak kaleme alınmış.
Sonuç olarak beğendiğim ve tekrar gördüğümde muhakkak hatırlayacağım bir kitap oldu benim için. Leonid Andreyev'i ilk kez okudum ancak beni hiç pişman etmedi. Tavsiye eder miyim, EVET TAVSİYE EDERİM.