“Kim olduğun, kim olduğumla alakalı. Çünkü ben seni nasıl istersem,öyle olacaksın. Herkesin, herkes hakkında bir fikri var fakat kimsenin düşünmediği gerçek, fikirlerin çıktığı aklı temsil etmesidir.
…
İnsanlar çevrelerindeki insanları kendinin taraftarları olarak görürler. İyi ya da kötü. Her şey bize ait.”
Uzak diyarların birinde, tüm dünyadan neredeyse soyutlanmış bir kasabada, bir üniversite var; Sezgiler Bilim Üniversitesi. Ana karakterimiz Tutku, bu üniversiteyi kazanmış, model olmak isteyen genç bir kız. Ancak bilmesi gereken, bu üniversitenin sıradan üniversitelerden biraz farklı olduğu.
Burada standarttan uzak, karanlık ve gizem dolu bir geçmiş var. Üstelik bu geçmişe en yakınları da dahil…
Tutku, karanlık koridorlardan bilmemesi gereken gerçeklere uzanırken, asla tanımaması gereken Reha ile yolu kesişir. Kader ağlarını örer ve karanlık tüm karakterlerin içine yerleşir.
Konusundan çok detaylı bahsetmek istemiyorum zira tüm büyüsü kaçabilir. Okuduğum en orijinal, en başarılı ve akıcı kurgulardan biriydi. Özellikle son bölümlerde öğrendiğim gerçekler, sırların biçim değiştirmiş hali adeta şok etkisi yarattı üzerimde. Genç bir yazarın bu kadar geniş bir hayalgücü olması inanılmaz. Kitap size karanlık, gerilim ve gizem vaat ederken, hepsini fazlasıyla beyninize yerleştiriyor. Okurken diken üstünde hissediyorsunuz kendinizi. Özellikle baskıların hikayeyi destekler yönü öyle güzel ki, çizimler beklediğinizi gözler önüne seriyor.
Ana karakterimiz Tutku’nun değişimi bana biraz hızlı gelse de öğrendiklerinden dolayı bunu tolere edebiliyorum. Ancak Reha’ya karşı hala mesafem var. Onda çözemediğim şeyler var ve muhtemelen ikinci kitapta çok şey göreceğiz.
Gizem ve gerilim seven herkese canı gönülden tavsiye ediyorum.
Akılbaz
AkılbazLefazen Bahar Karakuş · Dokuz Yayınları · 202357 okunma