İlk okamaya başladığımdan beri beni belirsizliğe sürükleyen ve inanılmaz bir heyecanla acaba sonunda ne olacak sorguyla zihnimi canlı tutan ilk romandır.
Fahrenheit 451°, Ray Bradbury'nin 1953'te yayınlanan bir bilim kurgu romanıdır. Roman, kitapların yasak olduğu yakın gelecekteki bir Amerikan toplumunu anlatıyor. Ana karakter devlet memur Guy Montag'ın da aralarında bulunduğu "itfaiyeciler" grubunun bulunan tüm kitapları yakmakla mükelleftir.
Fahrenheit 451°, kağıdın tutuşup yandığı sıcaklık derecesidir. Distopik bir yaşamı göstermeye çalışan eser, post-endüstriyel toplumun gelişiminin umutsuz bir resmini çiziyor. Burası, tüm yazılı yayınların özel bir itfaiye memurları tarafından acımasızca yakılarak yok edildiği geleceğin dünyasıydı.
Kitap bulundurmak yasaktır, interaktif televizyon yayınları ise başarılı bir şekilde izleyen insanları mental retardasyona sürükler. Karşı gelenler(düşünebilenler)'e ise cezalandırıcı psikiyatrlarla görevlendirilir ve iflah olmaz muhaliflerin peşine bir elektrikli köpek peşine düşürülür.
Bu şaheser yazarına dünya çapında ün kazandırmıştı.
Bu bir sanat eseri değildir, gerçek bir öngörü, yakın gelecekte insanlığı neyin beklediğine dair bir hikayedir.
Ama, bu günlerde dünyanın heryerinde haksızlığa uğrayanlara yapılan ve yasalara uymayan haraket ve işlemlere bakılırsa, bu çok da uzak değildir.
Yaşasın özgür düşünce!