·496 syf.····Okunma: 08 Mayıs 2023 13:04 Selam Millet
Günlerdir elimde olan bir kitap. Aslında kurgusu tamamen bana hitap eden bir kitap olmasına rağmen ne zaman elime alsam bir şekilde okumam yarım kalıyordu. Öncelikle kapak tasarıma tek kelimeyle bayıldım. Kurguya gelirsek ben klasik bir aşk hikayesi umarken bambaşka birşeyle karşılaştım. Kitabın konusuna gelirsek; Eylül bir mimarlık şirketinde işe başladığı ilk gün patronlarından birinden ters bir elektrik alır. Levent Köksal... Eylül ' den nefret etmektedir. Eylül bu nefreti ilk başta hatırlayamasa da sonradan anlar ki yıllar önce yaptığı trafik kazasında adamın eşinin ölümüne neden olmuştur aynı kazada annesini de kaybetmiştir. ( Eylül üzümlü kekim benim ya )
Eylül zaten kendini suçladığı için Levent' in yaptıklarına pek sesini çıkarmaz. Zaten kendini de hep güçsüz tanımına uygun görür. Bir de var ki Levent ' in eşi ile Eylül'ün arasında bir benzerlik mevcuttur yani adam kıza baktıkça nefret ederken aynı zamanda çok sevdiği karısını görmektedir. ( Bu nasıl ikilem Yarabbim )
Levent yıllar önce karısını pavyonda kurtarmış ve sayısız düşman edinmiş bir adam ve peşindeki adamlar bu kez Eylül ' ün peşindedirler. Peki aslında suçlu kişi hep yanlarında ve en yakınlarından ise? ( Ulan herkesten şüphe ettim ben ya ) Kitabın sonuna doğru sır üstüne sır bir yerde oha falan dedim ben artık. Levent'in sevgisine hayran kalırken bir ara iyi saydırdım yalnız. Eylül cidden çok kırılgandı. Kitaba bakinca ikisinin yaşadıklarına da ayrı üzüldüm ikisine de ayrı hak verdim. Bir kalpte iki kişi olabilir mi cidden diye sorguluyor insan okurken. Ya da olmuş eşini severken cidden aynı şekilde beni de sever mi diye nasıl düşündü Eylül? Hiç mi zorlanmadı diye insan kendi kendine kuruyor. Güzel bir kurguydu umarım yazarın yeni kitapları da yakın zamanda gelir ve bayıla bayıla okuruz.