Puan vermedi·125 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2023 08:27 Dülger balığı öldü:
Onu şair, küskün, anlaşılmayan birisi yapacağız. Bir gün hassaslığını, ertesi gün sevgisini, üçüncü gün korkaklığını, sükûnunu kötüleyecek, canından bezdireceğiz. İçinde ne kadar güzel şey varsa hepsini birer birer söküp atacak."
Sait Faik'in ölmeden önce yayınlamış olduğu son eseriymiş. Yazarın hayatının içine girdiğimde bu eserini siroz hastalığı ile mücadele ettiği zamanlarda ele almıştır. Bildiğimiz üzere Sait Faik durum hikayesi öncüsü bir yazardır. Yazarımız bir konu bütünlüğünden çok hayatın herhangi bir alanından bir kesit sunup karakterin ruh hallerini işliyor. Sait Faik’in hikayelerini okumak onun gözünden dünyaya bakmak gibidir. On yedi hikâyeden oluşan eserde de bu etkiyi de görebiliriz. Bu kitabımızda gerçek ve hayal gücü epeyce harmanlanmış durumda. Kendine has anlatım tarzı olan yazar satırlarıyla bizi iç dünyasında gezintiye çıkarır çoğu zaman. Bambaşka dünyalarda, değişik hayallerde, sıradan yurdum insanları bekliyor bizi. Yazar eserlerinde Sıcacık, samimi, olduğu gibidir. Yazar eserinde yalnızlığını ve evrene olan bakış açısını yansıtmaktadır. Eser bazı yerlerde bizi çok sarsa da çoğu yerde dil ve anlatımı beni çok yordu.
"Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor..”
Daha önce de belirttiğim gibi anlatıcı kendi yalnızlığıyla oradan oraya savrulur eserde. Kitabı okumaya başlamadan önce yazarın hayatı hakkında biraz bilgi sahibi olmak istedim yukarıda da belirttiğim gib bu eseri kaleme aldığı vakit siroz hastalığı ile mücadele ettiğini öğrendim. Eserin temasında da yalnızlık temasın daha baskın olmasının nedeninin bundan etkilendiğini düşünüyorum.