Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2023 16:10 "Sorgulanmamış hayat yaşamaya değer değildir."
Sokrates'in öğrencisi Platon tarafından kaleme alınmış olan 'Sokrates'in Savunması ' kitabı, Sokrates'in Atinalı tanrılara inanmayışı ve gençlerin ahlakını bozması gerekçeleriyle yargılanması sürecinde yaşanan olayları anlatmaktadır. Kitap Sokrates'e yöneltilen suçlamalara verdiği cevaplarını, yargılama sürecini ve sonunda ceza hükmünün verilmesi olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır.
Sokrates neden önemlidir? Sokrates'den önceki düşünürler dünyayı ve evreni anlamaya çalışırken, Sokrates felsefesi insanı tanımak, insanı bilmek üzerine inşa edilmiştir. Delfi Tapınağının kapısında da yazıldığı gibi 'Kendini bil' ,kendini tanımaya , kendini bilmeye yönelik bir felsefededir.
Kendisini 'bilge' olarak adlandıran herkese karşı Sokrates'in verdiği cevap "Tek bildiğim hiçbir şey bilmememdir.." olmuştur. Bilgiyi ve bilgeliği arayış sürecinde kendilerini 'bilge kişi ' olarak tanıtan, belli siyasetçi, ozan ve zanaatçıların yanına gitmiş ve onların aslında bilge kişi olmadıklarını ispatlamıştır. Bu konuyla ilgili kitapta,
"Ben bu adamdan daha bilgeyim!" diye düşünüyordum. "Göründüğü kadarıyla, ikimiz de güzellik ve iyilik hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. O, hiçbir şey bilmediği hâlde bir şeyler bildiğini sanıyor, oysa ben hiçbir şey bilmemekle birlikte bunun bilincindeyim. Bu durumda, hiçbir şey bilmediğimi bildiğim için, az da olsa ondan daha bilgeyim sanırım." Daha sonra, bu adamdan daha da bilge sayılan bir başkasına gittim ve aynı kanıya vardım. Bu araştırmayla hem onun, hem de başka birçok kişinin düşmanlığını kazandım."(s.36)
Sokrates'in de bahsettiğim gibi bu arayış sürecinde birçok düşman edinmiş ve kendisini Atina'nın üzerine uçuşan bir at sineğine benzetmiştir.
Sokrates' e yöneltilen suçlamalardan biri de gençleri yoldan çıkarmak ve onları yozlaştırmaya çalıştığı iddiasıdır. Bu konuya verdiği cevap ise,
"Sokrates'in gençleri yoldan kardığı ve kentin tapındığı tanrılara değil kendisinin icat ettiği yeni tanrılara tapındığı için" suç işlediğini iddia ediyor. Suçlama hemen hemen böyle. Şimdi de suçlamanın her kısmını ayrı ayrı inceleyelim. Gençleri yoldan çıkararak suç işlediğimi söylüyor. Ama ben, ciddi konularla dalga geçtiği ve bugüne kadar hiç ilgi göstermediği şeyler hakkında en- dişeleniyormuş gibi rol yaparak insanları sorumsuzca mahkemelerde süründürdüğü için Meletos'un suçlu olduğunu söylüyorum. Şimdi size söylediklerimin doğruluğunu kanıtlamaya çalışacağım. Söyle bakalım Meletos! Sen her şeyden çok gençlerin erdemli bireyler olarak yetişmesine önem vermiyor musun?"(s.40)
Gerçekten de Sokrates'in yaşamında erdem önemli bir yer tutmuştur. Ona göre erdem bilgidir;bilgi ise mutluluktur. Bilen insan kötülük yapamaz. Bütün kötülüklerin temelinde bilgisizlik vardır. Sokrates'e göre, ölümden sakınmak o kadar zor değildir, zor olan kötülükten sakınmaktır. Çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar.
Erdemli bir hayat yaşamak için bilgiye ihtiyaç vardır. Bilen insan bile bile kötülük yapamaz. İyiyi bilen insan zorunlu olarak iyiyi yapar.
Sokrates'in yargılandığı bu davanın sonucu aslında başından bellidir.O tüm bu savunmaları yaparken verilecek olan cezanın da farkındadır. Kaçması içinde fırsatı vardır ancak o kalıp ölümü kabullenmiştir. Çünkü kaçmak onun erdem anlayışına ters düşmektedir. Sokrates içindeki bir sesten bahsetmektedir. Bu sese ' Daimanion' adını vermektedir. Bu ses onun vicdanıdır. Sokrates bu sesi ilahi bir ses olarak nitelendiriyor ve Atinalı tanrıların yerine de bu sesi koymaktadır. "İçimde tanrılara özgü ilahî bir şey, bir ses bulunmaktadır." demektedir.
"İçimde bulunan kehanet yeteneği, yani daimonion'um, bugüne kadar her zaman, önemsiz konular da dâhil olmak üzere, doğru olmayan bir şey yapmaya kalktığımda sık sık konuşuyor, bana engel oluyordu. Bugün, sizin de gördüğünüz gibi, herhangi birinin felaketlerin en büyüğü olarak niteleyebileceği bu olaylar başıma geldi."(s.60)
Sokrates' eğer kaçsaydı 70 yıllık yaşamı boyunca savunduğu tüm değerleri yok saymış olacaktı. Ona göre savunduğu erdemli hayat anlayışı ölümden daha kıymetlidir. Hatta ölümü neden insanların çok kötü bir şey olarak gördüğünü de sorgulamaktadır. Bu konu ile ilgili de ,
"Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar. Birinin bilmediği bir şeyi bildiğini sanması cehaletin en utanç verici türü değil midir? Ama ben, bu konuda birçok insandan farklıyım beyler." (s.47) demiştir.
Ölümü büyük bir erdem anlayışıyla kabul eden Sokrates'in son sözleri ise ,
"Artık ayrılma vakti geldi çattı, ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece tanrı bilebilir." olmuştur.