Çağımızın en büyük hikâye anlatıcılarından Stephen King’in anlatı evrenine aşina olanların yakından bildiği Castle Rock, hiçbir sırrın uzun süre saklı kalamadığı küçük bir kasabadır. Kasaba sakinlerinden Scott Carey ‘tuhaf’ durumunu dostu Doktor Bob Ellis’ten başka herkesten gizlemeye kararlıdır yine de: Scott devamlı kilo kaybetse de zayıflamış görünmemektedir. Üstelik üzerine giydiği ya da kavradığı her şey ağırlığını kaybetmektedir adeta.
Yükseliş, uzlaşmaz görünen tüm farklılıklara rağmen ortak zeminler bulmanın ve tüm zorluklara karşın yaşam karşısında duyulan müşterek neşenin ustaca işlendiği eşsiz bir roman. Her satırında Stephen King’in güçlü ve sürükleyici hikâye anlatıcılığının kendine özgü örneklerine şahit olacaksınız.
*Bu şaşılacak derecede tatlı ve epey melankolik romanında King, tuhaf koşulların insanları nasıl bir araya getirebileceğine dair esrarengiz ve büyüleyici bir masal kaleme alıyor... King’in bu dokunaklı anlatısı küçük kasabalara, büyüye, doğru şeyi yapmanın neşe ve zorluklarına dair hikâyeleri sevenler için kusursuz bir yapıt.*
Ciddi derecede bir hikaye kurtulama becerisine sahip bu adam. Baslar başlamaz olayın içine hapsediyor. Hem hikaye akıyor Hem karakter analizi aralara serpiştiriliyor. Okuduğum eserlerde benim için karakter analizi cok önemli çünkü her defasında yeni birini tanımak gibi birsey . Ve bunu en iyi yapan iki isim var ; Birisi #King diğeri #grange .
Her zamanki gibi spoi vermeyeceğim. Ziyadesiyle sürükleyici ve kurgu bakımından harikaydı. King’in her kitabında yeni birsey ogrenip yeni birsey ile tanışmanın hazzını oldukça fazla yaşıyorum..
King okurum da tavsiye etmez miyim hiç. Ben okudum sizde okuyun :)
Sevgi sağlık ve kitapla kalın....