8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 35. kitabı
Bu kitabı 2. okuyuşum olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. Bende yerinin çok özel olmasının sebebi, yazarı hep anlayabildiğimi sanıp, her çevirdiğim sayfada ne kadar yanıldığımı defalarca farketmem. Yazar öyle karışık ve depresif duygularla yazmış ki bu kitabını ( ki tüm hayatı böyleymiş, en sonunda buna katlanamayarak yaşamına son vermiş) okurken sizi bulunduğunuz yerden alıp sanki kendi içine hapsediyor. Öyle bir karamsarlık, öyle bir her şeyden vazgeçiş, öyle bir kırgınlık. Evet karakterimiz kırgın, çok kırgın onu sevmeyen eşine, onu önemsemeyen dadısına, amcası mı babası mı olduğunu bilmediği kişiye, sokaktaki o güzel kıza, hatta belki köşedeki kasaba da.. Okurken neyin doğru anlatıldığını, neyin eksik söylendiğini asla anlayamayacağınız, en az afyon içen yazar ve karakter kadar kafanızın karışacağı bir maceraya hazır olun derim. Bazen sınırlar o kadar da keskin olmayabiliyor. Siyah ve beyaz hep karşı karşıya durmayabiliyor. Doğrunun yanlışın pek umursanmadığı, beklentilerin karşılanmadığı, uçsuz bucaksız bir grilik buradaki. İşin doğrusu hangisi anlamaya çalışırken, çıldırmaya hazır mısınız ?
Amok KoşucusuStefan Zweig · Zeplin Kitap · 2018134,7bin okunma
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.