Gönderi

https://t.me/synergy_kendiyas_hal_ilmi
SOYDAN KALP GÖZÜ ÖZELLİĞİ: 1- Birtakım insanlar diğerlerinin göremediklerini görüyor, algılıyorlar. ➡️Gören neden görüyor? Görmeyen neden göremiyor? ➡️Görenlerin durumu normal ise görmeyenlerde ne kusur var? ➡️Görülmesi gerekmiyor ise görenlerde ne kusur var? 2- ➡️Görülmesi gerekmiyor ise görenlerde ne kusur var? Bu durum nerden kaynaklanıyor? Bunun gibi bir çok soru için istihareler yapıp bunları anlamaya çalıştık. Anlayabildiklerimizi bu güne kadar kısım kısım anlatmaya çalıştık. Şimdi bunları özetlemeye çalışalım: 3- İnançlı ya da değil, kimi kullar diğerlerinde olmayan ses, görüntü ya da kişiye usb gibi bağlanarak karşısındakinin halini algılama, tayyi mekan yapma gibi özelliklere sahiptir. 📌Biz bunları “kalp gözü açık kişiler” olarak tanımlıyoruz. 4- Yaptığımız istihareler neticesinde bu özelliklerin soydan geldiğini, temelde de peygamberlerin soylarına dayandığı bilgisini aldık. Bunu şöyle açıklayalım: Peygamberlik nişanı ayrı bir şeydir. 5- Nübüvvet Hz. Adem AS'dan başlayarak Efendimiz ASV'a kadar geldi ancak biliyoruz ki efendimizden önceki peygamberlerin başka evlatları da var idi 📌Kalp gözü açıklığı peygamberlerin nişanesinin geçtiği evladı dışındaki soylarından devam eden genetik esaslı farklı özelliklerdir 6- Sözgelimi Yahudilere çok peygamber gelmiştir. Yahudiler bugün imanlı değiller ama yine de soydan genetik olarak bu özellikleri çoktur. Benzer şekilde bugün imansız, ateist veya uydurulmuş dinlere inanan kimi insanlarda da soydan bu özellik bulunmaktadır. 7- Bunu bir cep telefonu gibi düşünürsek; bu kişilerde farklı bir program yüklüdür. Bu program hem kişiye ekstra yük getiriyor hem de şeytan bu programın izini sürerek nesillerde doğacak çocukları belirleyebiliyor. 8- Anne karnında dahi bunu yaparak mümkün olduğu kadar o aileye musallat olmaya çalışır, hata yaptıkları an onları ve onlardan doğanları hasta eder. Genetik rahatsızlık dediğimiz rahatsızlıklar bu kapsamdadır. 9- Şeytan ve orduları kalp gözü açılma potansiyelli çocukları da ana karnında etkileyip otistik hale getirir. Diğerleri de şizofreni, bipolar ve diğer “hastalıklara” maruz kalırlar 10- Tarot bakan, Fal bakan, büyü yapanların bir kısmı da, Kabalacılar da bu şekildedir. Manevi hatta ister Rahmani ister şeytani operatörü takabilirsiniz. 11- Bizim bunları anlatmamız Rabbimizin imanlı kullarına faydalı olabilmektir. Tüm bu özellikleri olan kulların da bu programla yüklü olmaları bu sebepledir ama şeytani hatta kapılır iseniz onun ümmeti olursunuz. 12- Bu hattı kontrolsüz olduğu durumda şeytani ordu devreye girerek kişiyi kendi saflarına çekmek üzere tabiri caizse “tanıtım turları” düzenler ve nefsle birlikte olarak kişinin aklını çeler. 13- Her nesilde bu hattın gücü ve donanımının fazla olduğu kullar vardır. Rabbimiz bu kulları da bir düzen ve amaç üzere yaratmıştır. Bunların üst seviyede yüksek makamlı olanları "üçler yediler kırklar" olarak da bilinirler 14- Evet, Kalp gözünün açık olması bir lütuftur ama şu da bilinmeli ki : Soydan bu donanım ile doğmuş olan insanlar elbette ki diğerlerine göre çok daha ağır ve sürekli imtihanlara tabi olurlar.
·
31 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okur1anne
Gönderi Sahibi
Synergy Kendiyas: Herkesin feraseti, kalp gözü açıklığı farklı seviyelerde olabilir. Kimi tayyi mekan yaparken kimi de sadece niyet edip yatar, ruhu göreve gider. Bu çok önemli değil, herkes aynı noktaya gelsin de demiyoruz. Önemli olan bunun bilincine varıp uyanmak, rıza için bir yol tutturmak. Eğer ortada "size yapıldığı söylenen" bir sihir/büyü durumu varsa -istisnalar hariç- bu sizin kendi hatalarınızdan kaynaklıdır. Örneğin okuduğunuz belalar, beddualar kendi üzerinize dönmüştür ya da işlediğiniz günahlar nedeniyle açtığınız kapılardan giren musallatları görürler Bilmemiz gereken ilk ve en önemli husus şudur: Kim ne yapmak isterse istesin, "şeytanın kendisi dahi olsa" manevi kapılarınız hasarlı, açık olmadığı müddetçe size etki etmez ! Bu manevi kalkan da ancak kişini kendi veya soyunun hataları ile yara alır, Gittiğimiz yanlış adreslerden aldığımız yanlış bilgi ile "Bana sihir/büyü yapmışlar" diyerek birilerini suçluyor, iftira ediyoruz. Yaşadığımız her sıkıntının altında sebebi, suçu kendimiz yerine başkalarında arıyoruz. Hiç düşündük mü, acaba işin aslı öyle mi?