·250 syf.····Okunma: 25 Mayıs 2023 16:11 “Sevgi, öyle anlaşılıp anlatılabilecek şey değildir. Fakat bakmayı bilirsen gözüne görünür. Dokunmayı bilirsen etine değer.”
Yetmiş bir senesi, eylülün ikisinde başlıyor hikâye. Bir günün içerisinde başlayıp aynı günün içinde sona eriyor.
Yetmiş bir senesi, eylülün ikisinde yağmaya başlayan kar yitirilen ve yeniden doğan yaşamları, aşkı, insanın en güçlü arzularını, en sert kararları, en çıplak arzuları, insan zihninin deriz dehlizlerini içine alarak büyüyen bir kartopuna dönüşüyor.
Zamanı büken, zaman içinde devinen zamansızlığı resmediyor Stalingrad’da Kar Topu.
“Ben Ferko, anlamı özgürlük demek…”
Bu cümleyle tanıyoruz bu genç adamı, Caddebostan’dan geçiyor rüzgâr ve bir kıza âşık olmasıyla başlıyor hikâye. Hayata tutunmak zorunda olan, tutunamayanın simgesi Ferko. Ona merhaba derken ustası Çaykovski ile tanışıyoruz. Annesi Roza sesleniyor pencereden. Bir de Güzel Ağa ve Sophie’nin aşkı filizleniyor aradan, ardında şiddeti ve nefreti bırakarak…
Ferko, zamanın içinde geleceği ve geçmişi görüyor. 130 yıla uzanan bir zaman diliminde beş ülkeye gidiyor, geliyor. Gidiyor, geliyor. Bilinç akışı tekniğinin muhteşem şekilde işlendiği romanda Ferko’nun gördüklerinin arkasında farklı olanın yaşadığı zulme tanık oluyor, Zerdüştlük, 2.Dünya Savaşı, Hint kültürü, Tarihin en kanlı kuşatması Stalingrad, Marshall Planı, Atamızın ardından rafa kaldırılan milliyetçilik kavramı gibi alt metinleri keşfediyoruz.
BEN NE OKUDUM? Böylesine savruk ama böylesine bağlı, zor ama vurucu bir metin okumadım ben ömrümde. Daha doğrusu Nedret Kılıç’tan başkasını okumadım. Onun kendine has kalemi, sınır tanımayan dünyasıyla Kornelyus’un Ezgisi, Şedaraban ve Dokunulmaz serisinde tanışmıştım. Kalemi öyle özeldir ki, onu okurken aldığınız tadı başkasında alamazsınız. Bu eserinde tarih sahnesinden fazlaca detaylara yer vermesine bayıldım. Yavrum Ferko, insanın alıp bağrına basası geliyor.
Öyle kolay değil Nedret Hocamın kitaplarına yorum yazmak. Zihniniz kitabı bitirdiğinizde dahi savrulmaya devam ediyor. Parmaklarınız klavyede yerini bulamıyor, zamanın içinde savruluyorsunuz. Ben çok sevdim, muhteşem buldum, inanılmaz buldum. Herkese tavsiye eder miyim? Üzgünüm dost acı söyler, her okurun okuyacağı bir kitap değil. Nacizane ben bile okurken erim erim eriyerek okudum. Nedret Hocamın kalemine aşina, insan beynini zorlayan ve sınır tanımayan kitaplar okumayı sevenlere öneriyorum.