Ud sesini çok severim. Çocukluktan beri biriktirdiğim yara izlerimi de öyle. Benim için hem ud sesi hem de yara izlerimin nostaljik bir yanı vardır. Beni geçmişe götürür. Ve ben geçmişe gidince orada kalmak isterim her defasında.
Öykülerden oluşan bu kitap kısmen bir otobiyografi. Yazarın anlattığı her şey hayatının bir anında başından geçen olaylar.
Yersiz yurtsuzluk üzerine derin gözlemler ve deneyimlere sahip olan yazar bunları sade ama vurucu bir dille anlatmış.
Bence okunmaya değer.