Çocuklarımız için kitap seçimi benim için hep çok kıymetli olmuştur. Zihinleri tertemiz o masum çocuklarımızın zihinlerini kirli içeriklerden uzak tutmak, korumaya çalışmak bu zamanda çok zor. Onun için çok seçici davranmak gerekiyor her konuda. O konulardan biri de kitap seçimi.
Çocuk kitaplarını zaman zaman okumanın tek sebebi o temiz zihinler. Sorduklarında söyleyebileceğim eserler topluyorum heybeme. Özellikle eğitici içeriğinin olmasına dikkat ediyorum, öğretirken eğlendirmesine, bilgi aktarımına özen gösteriyorum.
Besmele Hazinesi de o eserlerden bir tanesi. Hem eğlendiriyor hem de eğlendirirken öğretiyor ve bilgilendiriyor. Beş kısa hikayemiz var içerisinde. Akılda kalıcı görsellere de yer verilmiş. Bu durum çocuklarınızda ilgiyi arttıracaktır. Kapak tasarımının renkli ve canlı olması da ayrıca dikkatleri toplaması açısından oldukça mühim.
İlk hikayemiz; kitaba da adını veren “Besmele Hazinesi”. Ormanda tek başına arılarıyla zaman geçiren dedenin yanına şehirden torunları gelir ve ormanda kaybolur. Macera başlar. Kuzenler bu ortamda besmeleyi nasıl hatırlayıp anacak, hazine olduğunu nasıl fark edecekler. Okuyalım görelim.
İkinci hikayemiz ; “Yeryüzüyle Gökyüzü Yarışıyor”. Yeryüzü ve gökyüzü nasıl yarışır demeyin çocuklar, her ikisinin de muhteşem güzellikleri var. Rengarenk haller, renkli atışmalar. Bakalım sonunda hangisi galip gelecek, yoksa ikisi de güzelliklerinin ilk mevcuduna mı ulaşacaklar sonunda.
Üçüncü hikayemiz ; “Bal Getiren Uzaylı”. Bal getiren hem de uzaylı hiç olmadı bu, kulağa oldukça da komik geliyor değil mi? E siz ilk defa bu tatlı varlığı yakından görüyorsanız ve kıymetini sonradan anlayacaksanız ve ne kadar da muhteşem bir makine olduğunu fark ederseniz uzaylı olarak da görebilirsiniz. Netice de minnacık hali var ama türlü türlü meziyeti var
Dördüncü hikayemiz; “Dünyanın En Güzel Bebekleri”. Bende ilk karşılıklı konuşmalar başlayınca bir düşündüm acaba ne olabilir ki bu herkeste olan bebekler diye. Öğrenince Allah’ın bize armağan ettiği en kıymetli şeyler olduğunu anladım. Kocaman bir tebessüm yerleşti yüzüme. Seviyorum bende bebeklerimi
Beşinci ve son hikayemiz ise; “Sebze Halinin Sakinleri”. Bu hikayeyi okuyunca yerli malı haftasında meyve sebze olduğumuz geldi aklıma. Meyveleri ve sebzeleri hiç böyle görmediniz. Aşık atışması gibi mübarekler, atışıp duruyorlar. Sonra minnak mı minnak tatlış mı tatlış bir buğday başağı tüm sebze halini silkeleyip uyandırıyor.
Hepsinin vermek istediği mesajları o kadar kıymetli ki. Anneler babalar öğretmenler; çocuklarımıza öğretmeye çalıştığımız çoğu şey bu hikayelerde toplanmış. Okurken hem eğlenip hem öğrenecekler. Hem de hiç unutmayacak şekilde kazıyacaklar akıllarına. Hele birde okurken hafif de tiyatral bir hal takının tamamdır daha ne olsun
Rabbim ’in nimetlerini birde böyle algılayıp idrak etsinler.