Çok yanlış bir tercih yapmışım.
Kitap kendi türü yada kendi türünün alt kategorisi için iyi bir kitap olabilir ama hiç benlik değildi. Zaten buradaki tek kısmen kötü yorumda benimki olacak sanırım.
Kitabın sevdiğim yanlarını söyleyeyim öncelikle. Akıcı ve kendini okutuyor. Bu acayip heyecanlı olaylar olduğundan değil ama kendi içinde akışı güzel, olayları uzatıp sakız etmeden belli bir tempoda ilerliyor. Bir öğretmen olarak ana kadın karakterin köy öğretmenliği yaptığı kısımları başta sevdim. Sonra neden sevmediğimi de açıklayacağım. Kitabın umutlu havasını da sevdim, karamsarlıktan uzak olmak istediğim bir dönem okudum ve iyi geldi diyebilirim.
Geldik kitabı sevmeme nedenlerime. İlk olarak kitaptaki 'koca lafı dinleme' 'ehlileştirme' 'lafımı dinle' alt metninden o kadar hoşlanmadımki. Yani hitap ettiği kesim nedeniyle bu tarzı seçmiş olmalı ve bende bu yüzden kendi açımdan yanlış tercih yaptım demiştim zaten. Köy öğretmeni kızımızın köy öğretmenliğini başta sevmeme rağmen daha sonra baş erkek karakterin arkasına sığınan tavırları ve onun gücüyle bir şeyler yapabilmesi beni çok iğreti etti. Keza erkek karakterimiz de hayalim dediği, ailesini karşısına aldığı meslekten vazgeçti ve bir daha hiç geri dönmeyi düşünmedi. Hatta en başta babasının onu istemediği bir mesleğe zorlanmasına, büyük sözü dinlemek lazım doğru söylemiş diyerek hak verdi.
Kitaptaki kadın karakter aşırı güzel erkek karakter aşırı yakışıklı. Normal değil yani aşırı ve bu bize sık sık hatırlatılıyor. Güzel kızımız zaten 'kalbinin güzelliği yüzüne vurduğu' için ilk tanıştığı insanlar bile ne kadar melek olduğunu falan anlıyor. Neyse..
Mental olarak güçlü kendi başına ayakta durabilen iyi bir kadın karakteri neden erkek koruyuculuğuna muhtaç biri haline çevirmiş yazar anlayamadım. Belki ben çok takıldım buna bilemiyorum.Imm ne demeli, geleneklerimize göreneklerimize uygun, saf temiz iyi kız ve güçlü koruyucu yakışıklı erkek arasında geçen yetişkin içerikli akıcı bir şey okumak istiyorsanız tercih edebilirsiniz.