Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 21:01
Vincent Van Gogh ile ilgili bilinen ve bilinmeyen pek çok bilgiler yer alıyor eserde. Hayatına, resimlerine, resimlerine verdiği öneme, ilk resimlerinden son resimlerine kadar yaparken ki ruh hallerine, sanata, insanlarla olan ilişkilerine, kardeşinin desteklerine, ona yük olduğu için pişman ve mutsuz oluşuna, yalnızlığına, resimlerinin değer görmemesine, hastalığına, malum olay; kulağını kesişine, kardeşine yazdığı duygusal mektup ve ölümünü planlayıp kendini göğsünden vurarak, tüm müdahalelere rağmen hayatının son bulunuşuna dair gerçekçi ve samimi bir üslup kullanmış yazar Orhun Göktuğ Gündoğan. Sanatçının hayatı boyunca yaptığı resimlerde kitabın içinde görsel olarak yer alıyor. Resimlerini nasıl bir ruh hali ile yaptığını ve yaparken neleri öncelediğini ve fırça darbelerini hangi resimde hangi yöntemle kullandığına dair detaylı anlatan yazar size sanatçı ile ile ilgili pek çok bilgi sunuyor. Biyografi türünde yazılan eseri çok beğendim. Vincent Van Gogh'un yaşamını merak edenlere keyifli ve verimli bir okuma olacağının teminatını verebilirim kesinlikle. Okumayanlara mutlaka tavsiye ederim. #kitapalıntıları : ~İlk yağlı boya tablosu Kıyıda İnsanlar Denizde Tekne'yi yaptı. ~Van Gogh inanmış bir toplumcu olarak, işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını daha önce bire bir yaşadığı için çok iyi biliyor, ressamlığı da bir tür el işçiliği olarak nitelendiriyordu. ~Sanatını işçi sınıfı adına yapmalıydı. Sanatının ardındaki dürtü , halk için halkın sanatı düşüncesiydi... ~Van Gogh kısa bir süre sonra, Cafe Terrace'ta Gece adlı eseriyle açık hava resimlerine dönüş yaptı. Kırmızıya çalan sarı alacakaranlığın koyu mavisine karşıtlık oluşturan teras, yıldızlı gökyüzünün altında ışıl ışıl görünüyor... ~Atölye dışında, açık havada resim yapmak 19. yüzyılda ulaşılmış bir aşamaydı. Yapay ışıkta resim yapmak barok döneminde pek sevilen bir sanatsal zaman öldürme biçimiydi. Oysa açık havada, geceleyin ve yapay ışıkla resim yapmak bütünüyle Van Gogh'un buluşudur... Bu resimlerdeki belli belirsiz nesneler, gerçeklik ile düşler arasında gidip gelirler... Bu dönemin en önemli resmi Yıldızlı Gece'dir. ~1886'da simgeciliğin amacı, "seçilen nesnenin özünü betimlemek ve bunu yaparken fotoğrafik öykünmecilikten kaçınmaktı." Van Gogh'un 1888 Ağustosunda yaptığı Bir Vazoda On İki Günebakan resmi işte o özü yakalamak için girişilmiş bir çabadır... ~36 yaşında kendi isteğiyle, Arles'dan 25 kilometre uzaklıkta, Saint-Remy-de Provence yakınlardaki Saint-Paul-de Mausole hastanesine yatmıştı. ~Van Gogh'a sara tanısı konur. Belli zaman aralıkları içinde, süresi önceden bilinmeyen nöbetler geçiriyor, önce zihni bulanıklaşıyor, daha sonra bilincini yitirdiği bir evreye giriyordu... ~Van Gogh var oluşun gücünü, doğada bulmuştu; onları benliğinde yaşıyor, bundan kaynaklanan doğal mistisizmi resimlerine aktarıyordu. Sanatçının doğaya nasıl bir tutkuyla sarıldığı, Yeşil Buğday Tarlası ve Selvi isimli eserinde açıkça görülmektedir. ~... Van Gogh'un Arles'daki Yatak Odası isimli eserini annesi ve kız kardeşi için yapmıştır. ~Van Gogh'un o güne kadar yaptığı en güzel mavi gökyüzünü, Çiçekli Badem Dalları isimli resminde görüyoruz... Bembeyaz badem çiçeklerinin ilkbaharda dallardan yeni çıkışları hayli etkileyici bir biçimde resmedilmiştir. Taze çiçekler baharın gelişini müjdelerler... ~Van Gogh'un Yol, Yürüyenler, At Arabası, Selvi, Yıldız ve Hilal adlı resminde o zamana kadar ki eserlerinin hiçbirinde görülmeyen çılgın bir hareketlilik vardır... ~Ölümünden bir ay önce, sanki içine düştüğü büyük buhranı insanlara anlatmak istercesine, Mısır Tarlasında Kargalar isimli resmini yaptı. ~7 Temmuz 1890'da kardeşi Theo'ya bir veda mektubu yazar: "Sevgili kardeşim aslında sana yazmak istediğim çok şey var, ama şu anda bunların artık bir yararı olmayacağını biliyorum... Bütün yaşamım boyunca hep kendi doğrularımla yaşadığım ve düşlerime fazlasıyla sarıldığım doğrudur. Bunların sonucunda hayatımı kendi elimle tehlikeye attım ve sonunda aklımı kaçırdım... Ama bazı insanların dediği gibi kendimden başka kimseyi önemsemediğim kesinlikle yanlıştır, sana bir kez daha söylemek istiyorum, ben senin sıradan bir galericinin ötesinde bir insan olduğuna hep inandım ve sana hep güvendim, sende bunu hiç boşa çıkartmadın... Her zaman iyi bir kardeş oldun ve senin mutluluğun için her an dua ediyorum..." ~Mektubu bitirdikten sonra geriye yapılması gereken tek bir şey kalmıştı. Akşam üzeri, alacakaranlık çökünce kırlara doğru yürümeye başladı. Hayatı boyunca anlatmaya çalıştığı yalnızlığının tam ortasında kendini bir tabanca ile göğsünden vurdu. Ölüm hemen almadı onu, bir süre baygın yattıktan sonra sürünerek kaldığı konukevine kadar geldi. Hemen Theo'ya haber verildi. Doktorlar iki gün boyunca çabaladılar, ama hiçbir şey işe yaramıyordu. Theo'nun kollarında sonrasızlığa doğru yelken açtığında, tarih 29 Temmuz 1890'ı gösteriyordu...
Biyografi, Edebiyat, Sanat
Vincent Van Gogh 1853 - 1890Orhan Göktuğ Gündoğan · ABC Yayınevi · 200518 okunma
·
1 +1'leme
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.