Nietzsche'yi hep merak ettim. Onu okumak icin hep gereken motivasyonu bekledim, hep de erteledim. Cunku kendimi, zihnimi tam anlamiyla vererek okumak, olabileigince fazla istifade etmek istiyordum.
Derken, Nietzsche yi anlatan, yine sevdigim bir yazar olan Steven Zweig in bu kitabina rast geldim. lyi ki de rast gelmisim. Kitabi bitirdigimde ilk dusundugum; usta sanatcilar hep mi degisik olur?!
Edebiyat tarihinde iz birakan dimaglar illa ki bi mucadeleden gecmis, gerek fiziksel, gerek psikolojik, gerek ruhsal... Nietzsche yi anlatan satirlari okurken uzulmekten, sasirmaktan ve hayran olmaktan kendimi alamadim. Bir zihin ki en dolu dizgin caglarinda ihtiyar bir hayat tarzini tercih edip, yalniz kalmayi istiyor.
Yaslandikca icindeki enerjiyi durduramiyor ve tam bir heyecan kupu haline gelip cevresinin tepkisiyle yalnizliga terkediliyor. Bu cagda yasasaydi nasil olurdu acaba? Zamanda yolculuk ben olmeden mumkun olsa keske, ilk isim o zamana gidip Dostoyevski ve
Nietzsche’yi zivaret etmek olurdu :)
Suan motivasyonum tam, hemen gidip bi Nietsche kitabi okuyayim :)