Çeviride anlam yönünden, noktalama işaretleri yönünden ve yazım yanlışı yönünden çok hata vardı. Öyle ki kitabın son cumlesi bile yarıda kesilmiş vaziyette. Bunun dışında yazarın müthiş bir hayal gücü olduğunu fakat bunu yazı diline çok aktaramadığını gördüm. Bu hususta bir öyküyü okurken gidişat birden değişiyordu ve yer yer iki eylem arasındaki boşluklar oluşuyordu. Detaylı bir anlatım kesinlikle yok. Bu detaysızlık çoğu öyküyü okurken onlardan kopmama sebep oldu. Potansiyeli olan yazıların çoğu iyi başlayıp sönük bitti. Sanki yazar bunu yazdıktan sonra geri dönüp okumamış, düzeltmemiş, olduğu gibi bırakmış gibi. Birisi de bu kitabı yazardan alıp editöre vermeksizin basıma göndermiş gibi. Ve çeviri ekibi de o kitabı olduğu gibi almış, Türkçe dil bilgisi detayına inmeden bizlere ulaştırmış gibi.
Bütün bunlar dışında üzerinde durmak istediğim bir tasarım hususu var. Kitabın gerek kapağı, gerek iç tasarımı muthis olmuş. Her sayfada okuduğumuz öyküye ait bir görsel bulunuyor. Ve bu görseller sayfalar ilerledikçe değişiyor, gelişiyor ve bize hikaye anlatmaya başlıyor. Bölüm bittiğinde bir bakmışsınız okuduğunuz kelimelerin bir de resim versiyonlarını okumuşsunuz. Kelimelerin renkleri ve resimlerin uyumu da müthiş. Kitap her ne kadar olay örgüsü bakımından detaysızlık içerse de tasarım konusunda bolca detaylar içeriyor.