·282 syf.····Okunma: 13 Haziran 2023 17:08 Bir yanda sonsuz yaşam ihtimalinin saklandığı gece yarısı kütüphanesi, videocu, sanat galerisi, kumarhane veya lokanta...
Bir yanda hayatına son vermek için yaptığı hamleden bir dakika sonra hayatının her bir zerresine umutla bakarak Bedford'daki evine geri dönen Nora Seed...
Öncelikle okuduğuma asla pişman olmadığım, aldığım önerilere rağmen bu kadar geç okuduğuma üzüldüğüm bir kitaptı. Açıkçası kitap üstüme alınmam için yazılmış cümlelerden oluşuyordu. Her cümle 'Hey! Bak, geçenlerde sen de böyle düşünüyordun. Sen de Nora gibi olabilirsin.' diye fısıldıyordu. Her yeni satırda kendimi bulup her yeni satırda kaybolduğumu hissettiğim bir süreçti. Süreç diyorum çünkü hayatıma bakış açımın değişimine sebep sayabileceğim bir eser elimdeki.
Kitabın bütününe baktığınızda anlatılanlar umudunu kaybetmiş karakterimizin umuduna yeniden kavuşması. Yazarın bunu anlatırken doğrudan söylenen sözler de varsa da genelinde günlük hayatın olağan akışında aklınıza gelmeyecek, son derece yeni ve özgün fikirler kullanması kitaba sürükleyicilik ve merak katıyor denebilir sanırım.
Kitap boyunca aklınızda bulunsun diye söylüyorum; 'Sakın pes etme Nora Seed!' diyen rehberimiz Bayan Elm'in dediği gibi "Küçük şeylerin önemini asla göz ardı etmemeliyiz."