·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Haziran 2023 00:20 Yeni Yalan Zamanlar üçlemesinin son kitabı Safran Sarı. Üçlemeye tek bir inceleme yazmanın doğru olacağını düşündüm. Bu üç kitap birbirinden bağımsız olarak okunabilse de, seride devam eden bir kurgu olmasa da bir bütün bana göre. Yeni Yalan Zamanlar, Türkiye’nin 90’ların ortasında başlayan dönüşüm sürecini farklı zaman kesitlerinde gözler önüne seren bir üçleme. Muhafazakarlaşma, yozlaşma ve yoksulluğun toplumu farklı katmanlara ayırmasını çarpıcı bir şekilde inceliyor; romanlardaki her sınıftan karakterin bu süreci nasıl yaşadığını detaylı olarak anlatıyor. Yazar değişen dünyada insanlara ‘yeni’ olarak sunulan her şeyin eskinin devamı olduğunu ve aslında topluma yalan söylendiğini vurgulamak için Yeni Yalan Zamanlar olarak adlandırmış seriyi. İnci Aral’a göre ‘Yeşil’le başlayan Safran Sarı’ya uzanan ve 1985-2005 arası yirmi yıllık süreci ele alan üçleme, özellikle son kitapla bir kuşağın bugününün yoldan çıkmış hikayesidir.’
Yeşil’de Türkiye’de ve dünyada yaşanan acılar ve bunlara duyulan umursamazlık ve kayıtsızlık Nedim’in gözünden, onun yazmaya çalıştığı romanla anlatılıyor. İnci Aral, gerçeğe bağlı kalmak ve gerçek dışına uzanma arasındaki geçişleri kişiliği bölünmüş, gerçekliği zedelenmiş bir roman kahramanının üzerinden yaptığını belirtiyor. Muhafazakarlaşma sürecinin başındaki Türkiye için gelecekle ilgili çok sağlam öngörüler yer alıyor hikaye içinde.
Mor’da eski solcu, zamanının hırslı işadamı İlhan Sacit perspektifinden Türkiye’deki değişim anlatılıyor. Ölümü çağrıştıran bir rüyadan uyanılan ve sonunda bir cinayetle biten bir günde geçen hikaye Mor. Karakterlerin bilinç akışından hem onların hikayelerini hem de Türkiye’nin yakın tarihini okuyoruz.
Safran Sarı ise darbelerle altüst olmuş Türkiye’nin zor zamanlarında yetişen kuşakların nasıl yalnızlaştığının, tatmin olamadıkları başarılar peşinde koşmalarının, yaşadıkları yıkım ve mutsuzluğun anlatıldığı bir hikaye. Sisteme ayak uydurmuş, tüketmeye şartlanan, çok düşünmeyen ve soru sormayan, bir örnek, hissiz ve çok çalıştırılan bir genç kuşağın yaratıldığını belirtiyor İnci Aral. Bu çemberin içine giremeyenler ise dışarıda kaldı ve başarısız addedildi. Safran Sarı bu sözde ‘başarılıların’ ve sistem dışına itilenlerin trajedisini hissettirerek anlatıyor okura.
Yeni Yalan Zamanlar benim kuşağımın hikayesi. Belki de içinde benden çok şey bulduğum için çok sevdim.