İsmail Altun, Açlık Oyunları'ı inceledi.
 16 Tem 07:56 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Açlık Oyunları
Suzanne Collins'in yazdığı ilk kez 14 Eylül 2008'de yayınlandı tam 420 sayfa macera distopya türü eser.

Kitabın iyi yönleri farklı bir bakış açısı ve ilginç kurgusuyla insanı şaşırması, akıcı bir üslubu ve sağlam kurgusu var.

Kitabın kötü yönleri ise bazı yerde vahşice tasarlanmış bir oyun var. İnsan bu kitabı okuduğu zaman bu nasıl bir oyun diyor.

Konusu her yıl yönetim tarafından düzenlenen, fakirlerin çocuklarının katıldığı açlık oyunları tekrar başlaması. Ölümüne bir yarış kıran, kırana bir savaş bu yarışmada yalnızca bir kişi hayatta kalacak. O kişi hayatını kurtarmış olacak, işte bütün konu bunun üzerine kurulu.

Sonuç "Açlık Oyunları" Kimileriniz onu Sinemadan, Kimileriniz kitaplardan tanıyorsunuz. Bu kitap bana bir şey hatırlattı okurken, her sene ülkemizde olan, ramazan ayında oynadığımız açlık oyunlarını. Evet ramazanda hepimiz oynarız bu oyunu, boşuna aç susuz kalmalar. İnsanlara ben oruç tutuyorum mesajları göndermeler, oyun diyorum çünkü ülke genli bunu Allah için yaptığı yok. Gerçekten Allah emrediyor diye yapsalardı, o zaman bütün emirlere uymazlar mıydı ? Allah demiyor mu size : Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir. Bakara suresi 85. ayet Yani şunu demek istiyorum orucu tutup namaz kılmayanlar, namazı kılıp diğer emirleri göz ardı edenler maalesef açlık oyunlarındasınız. Gelelim kitap ve seri hakkında eleştiriye. Tüm seri hakkında şunu söyleyebilirim, seri çok sağlam başladı ama her kitapta tempo ve kurgu iflasa gitti. Tek kitap olarak kalsaydı yani ilk kitapta son bulsaydı süper bir kitaptı. Ama maalesef yazarımız kurguyu yürütüp para kazanmak istedi, buda her şeyi alt üst etti. Evet belki çok para kazandı ilk kitabın namı sayesinde ama bu seriyi güzel hale getirmez. Önemli olan para değil okuyucu memnuniyeti olmalı bence. Seri bir bütün olarak ele alırsak, vasat bir seri ama yok tek bu kitaba odaklanırsak, gerçekten harika bir kurgu diyebilirim. Bu konuda dürüst olmak lazım hakkı ne ise söylemeliyiz. Dediğim gibi orta halli ama distopya severler için beğenilebilecek bir eser olabilir. Okuyan, okuyacak olan tüm kitap sevenlere keyifli okumalar diliyorum. En tatlı, En güzel kitaplar sizlerin olsun Türkiye ...