·300 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Haziran 2023 15:12 Sherlock Holmes serisinin 4 kitabını sırasıyla aralıksız okudum. Boşuna bu şanı, şerefi haketmemiş dedim kendime. Polisiye roman diyince akla gelen ilk isimlerden Conan Doyle değişik bir adam, zamanının psikoloğu diyebilirim. Şöyle ki okuyucuya bir insanın neden kötü yola saptığını, romanın geçtiği yerlerin ( Hindistan, Amerika, İngiltere ) tasvirlerini, karakterlerin analizini ve duygu durumunu okuyucuya bu şekilde sunması paha biçilemez.
Yazarımız bilerek mi yapmış bilemiyorum fakat karşı karakterleri ( Holmes ile Watson ın peşine düştüğü karakterleri ) analiz ettiğimde hepsi birbirinden farklı kişisel özelliklere sahipler. Mesela Dörtlerin Esrarı romanında Small karakterimiz sözünde duran, kaypak olmayan sadece para zaafı olan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Kızıl Soruşturma adlı romanda Jefferson Hope karakteri sözünün eri, aşkına sadık, intikam yemini eden, iyi diyebileceğimiz bir karakter olarak karşımıza çıkıyor özellikle bu romanda bayıldığım detay : intikamını almak için yıllarca bekleyip sonra alacağı zaman dünyada adalet var mı yok mu tahlili yapmak için karşısında ki insana iki adet hap sunan Hope karakterimizin şu sözü : İkisinden birini seç, diğerini de ben içeceğim. Biri öldürüyor, diğeri yaşatıyor demesi... konu dağıldı hemen toparlıyorum :) Baskerville lerin Köpeği adlı romanda ise Stapleton karakterinin ne olursa olsun bir insan kötü ise kötüdür imajını ortaya koyduğunu okuyucuya gösteriyor yazarımız. Korku Vadisi adlı romanımız ise artık yazarımızın 55 civarı yaşlarda yazdığı bir roman yani romanda hata yok öyle söyleyeyim. Polisiye romanlarında illa saçma bi yer bulur okuyucu fakat bunda ben bulamadım.
Korku Vadisi romanı hem okuyucuya ters köşe yaptıran, hem buram buram kalite kokan, hem de insanın ufkunu açacak bir roman. 2.Abdülhamid in neden bu kadar Sherlock Holmes hayranı olduğu gözümde şimdi daha fazla netleşti arkadaşlar.
Dipnot : Kimse Sherlock Holmes okumadığı halde polisiye sevmiyorum demesin :)))