İslamiyet'ten önceki Türk kültürü, şamanizm, kadının Türk toplumu ve dini hayatındaki yeri ilgimi çeken konulardan olduğundan bana aradığımı fazlasıyla vermiş bir kitap. Bir başlangıç kitabı olamaz. Öncesinde Türk kültürü ve Şamanizm üzerine asgari düzeyde de olsa fikir sahibi olmak gerekiyor. Fuzuli Bayat bu alana çok hakim ve uzman bir isim. Bu alandaki başka kitaplarını da okuyacağım.
Anaerkil dönemde Şamanizm'in ortaya çıkışı ve kadınların bu inanç sistemine öncülük edişi, kadının doğası itibariyle şamanlığa yatkın olması ilk bölümde üzerinde durulan konular. Kadınların doğurganlığı, erkeklerden farklı bir duygusal yapıya sahip olması, tedavi ve hasta bakıcılık gibi rolleri üstlenmesi, evin merkezi olması ve karanlık ruhlarla da iletişim kurabildiğine inanılması ilk şamanların kadınlardan çıkmasını sağlamış. Zamanla toplumsal yaşamdaki değişimler kadını eve daha çok hapsetse de kadın şamanlar varlıklarını sürdürmeye devam etmişler. Bu durum hem ekonomik faaliyetler ve iş bölümüyle ilişkilendiriliyor hem de inançsal anlamda mitolojik ögelerin anaerkillikten nasıl ataerkil bir forma evrildiği örnekleniyor.
Kadın ve erkek şamanların gerçekleştirdiği ritüeller ve işlevleri üzerine uzun bir bölümden sonra kadın şamanların bugünkü durumuna, şamanlıkla bağlantılı kurumlara değiniliyor ve kitap sonlanıyor.
"Yer Ana'nın türemesiyle kadın demiurg olarak bilinen Ülgen, zamanla Altaylılarda, Şorlarda, Hakaslarda, Soyotlarda erkek gök tanrısına çevrilmiştir."
"Türklerde ana diye çağrılan mabutlar daima esirgeyen ve yarlıgayan tanrılardır. Ata diye anılan ilahlar, ekseriyetle çarpan ve korkutan tanrılardır."
"Şaman inancına göre bütün doğa ruhlarla meskundur. Ormanın, suyun, pınarın, gölün, dağın, hayvanın, avın tek kelimeyle her şeyin koruyucusu, hamisi vardır."
"Ezoterik bilgilerini sürdürmeye devam eden kavimlerde doğa canlı ve kutsaldır."