Gönderi

128 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
Öykü dışı
Depresyon öyküleri ve çeşit çeşit farklı hastanın hikayeleri çok kısa olarak anlatıldıktan sonra incelemelerle ve bu hastalığı anlamaya çalışan insanlara temel bilgilerle devam ediyor kitap. 128 sayfa olması, içinde net , temel bilgiler olması, sıkıcı olmaması ile öneriyorum kitabı. Kitabın içindeki bilgilerden bazıları: Depresyon tarih boyunca bilime bakış açısının da etkisiyle çok başka şeylerle nitelendirilmiş ama çin yazıtlarında da antik yunan ve mısırda da insanın hayata küsmesi olarak kabaca tanımlanıyor. Homerosa göre tanrının cezası, hipokrata göre dalakta ve bağırsakta biriken kara safra ( o zamanlar kara safra ve açık safra hemen hemen her şeyin belirteci ) Çinlilere göre kronik havasızlığı ve kirli havanın kan dolaşımını engellemesi Ortaçağda şeytanın cadıların işi 17. yüzyılda kanın tuzlu elementlerinin azalması... ( aslında şu anda da magnezyum eksikliği önemli etkilerden biri gerçekten de d vitamini bağlaması açısından ) Levent bey ise, Depresyon dünyayı olduğundan kötü gösteren bir gözlük gibi demiş Dünyadaki bir çok şey anlamsız olsa da depresyon gözlüğü bunları iyice anlamsızlaştırır ve bu gözlük büyük numaralı bir gözlükse anlamlı şeyleri de bozar. Bilişsel davranış terapisi kurucusu aaron beck e göre depresyon gözlüğünün imalat tarihi çocukluk yıllarıdır. En iyisini isteyen en iyinin bir tık altını bile kabul etmemek depresyonun temel taşıdır. Herkesi mutlu etmeliyim, en iyisi benim olmalı, en iyisinde yaşamalıyım. ... 6 temel yanılsama tespit etmiş yazar bu konu ile ilgili Birincisi yeterince kanıt olmadan önyargılarla hareket etmek. Biri sizi görmemişse onun size selam vermemesinin bilinçli olduğuna inanmak örneği vermiş yazar. İkincisi bardağın boş tarafına bakmak. Devamlı kötü olaylara bakıp iyileri görmemek vs üçüncüsü aşırı sorumluluk hissi. Elinde olmayan şeylerden dolayı kendini suçlamak. O otobüse binmeseydim bunlar yaşanmazdı ya da seni çağırmasaydım bunlar başına gelmezdi gibi. Dördüncü yanılsama aşırı genelleme yapılması. Tek bir olay yaşadığın büyük bir olay senin açından genelleme yapmak için yeterli gözükse de gerçek böyle değildir. Tecavüze uğramış bir kadının tüm erkeklerden tiksinmesi örneği verilmiş Beşinci yanılsama hayattaki grilikleri atıp hayatı siyah beyaz olarak görme eğilimi, Bir şeyin ya muhteşem ya da bok gibi olması Altıncı yanılsama başarılan işlerin küçümsenmesi . Mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklara yüklediği en ağır sonuç bu hem birinci maddeyi hem 6. Maddeyi besliyor. Bir başka araştırmacı seligman da laboratuar hayvanlarına çaresizlik aşılıyor ve elektrik şok deneyi yapıyor. Deney hayvanları ilk şokların etkisiyle çaresizliğe kapılıyor ve depresyona giriyor sonrasında şok olmasa bile düzelemiyorlar. Düzelenleri az sayıda da olsa var. Seligmana göre depresyon, umutsuzluk ve mücadeleden kaçınmadır yani. Bir başka araştırmacı bibring’e göre Benliğimizin üç ideali var Birincisi değerli olmak ikincisi güçlü ve büyük olmak üçüncüsü iyi ve seven olmak Bu üç ideale ulaşamadığını bilinçdışı düzeyde bile hisseden insan depresyona girer. Bibringe göre de yüksek beklentili insanlar depresyona daha yatkındır. Gen etkisi ile kısıtlıdır depresyonda. Tek yumurta ikizlerinde aynı koşullarda aynı çocukluk çevrelerinde yaşamalarına ve tamamen aynı genetiğe sahip olmalarına rağmen birinin girdiği depresyona diğerinin de girme olaslığı % 50. Evet yine çok yüksek gibi dursa da genetikle tamamen ilgili olsa bu oran % 99 olmalıydı. Erkeklerde deprsyon gözükme olaslığı % 3 iken kadınlarda bu oran % 6 , ilk başlarda kadının depresyonda olduğunu belirtme eğiliminin yüksek olabilme ihtimainden şüphelenilmiş olsa da yapılan çalışmalar bunun böyle olmadığını söylemiş ( çalışmaların detaylandırmıyor ) Burası kişisel yorumum : testosteron ruh halini düzelten bir hormon. Muhtemelen bunun etkisi olabilir. Kadınlarda depresyon riskinin yükseldiği iki dönem var istatistiki olarak anlamlı, biri adet öncesi yaşanan gerginlik dönemleri, diğeri doğumdan sonraki 4 hafta. Menapoz ise riski yükseltmiyor. Depresyon riskinin yaş olarak en riskli olduğu kısım ise erkeklerde 55 ile 70 yaş arası kadında ise 35 ile 45 arası. Irklar açısından anlamlı farklar bulunamamış. Dul ve boşanmış kişilerde depresyon daha sıık gözüküyor lakin bunun depresyondan dolayı mı boşanmışlar yoksa boşandıkları için mi depesyonda olduğuna dair anlamlı bir araştırma bulamamış yazar
Depresyon
DepresyonLevent Mete · İletişim Yayıncılık · 199910 okunma
·
53 görüntüleme
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.