Gönderi

Lütfen bu incelemeyi okumadan beğenmeyin!
Puan vermedi·121 syf.··
2022 1. kitabı
youtube.com/watch?v=01ghGqx... Barış Özcan, linkini paylaştığım videoda tüm zamanların en çok satan kitaplarından bahsediyor ve bu kitaplardan birini hiçbir zaman okuyamayacağımızı söylüyor. Videoyu izlemeyenlerin ilk aklına gelecek ihtimal yasaklı bir kitap olması ama durum hiç de öyle değil. Hiç yazılmamış, var olmayan bir kitabın çok satanlar listesine nasıl girdiğini anlatıyor. Evet, birçok konuda olduğu gibi kitap seçimi yaparken de toplumda oluşan genel algılardan çok etkileniyoruz. Hatta seçimi bırakın, kitabı okuduktan sonra beğenip beğenmeyeceğine bile bu algılara göre karar verenler azımsanamayacak kadar fazla. Felsefenin Tesellisi kitabında " Aslında biz, ustalıkla büyütülmemiş, şişirilmemiş hiçbir şeyi değer kabul etmeyiz." diyor Alain de Botton. İlk kitabını yayımlayan bir yazar olarak maalesef bu durumdan ben de fazlasıyla etkileniyorum. Kitabımı okuyanların geri dönüşleri çok olumlu ama kapitalist sistemin çarkları arasında, tanıtımı ve reklamı yapılamadığı için yeterli okuyucu sayısına ulaşamıyor. Yeterli okuyucuya ulaştığında eğer beğenilmezse kaybolup gitmesine razıyım. Ve en büyük umudum bu uygulamayı kullanan kitapseverler. Umarım bu yazıyı sonuna kadar okumaya katlanan kitapseverler kitabıma bir şans verir ve kitap alırken, piyasaya göre fiyatını düşük tutmaya çalıştığımız ( Ortalama 20 TL) kitabımı sepete ekleme inceliğini gösterir.
Tersine DünyaMustafa Kızılkurt · Sapiens Yayınları · 0325 okunma
··
3 +1'leme
·
97,6bin Gösterim
28 Yorum
Günümüz yazarlarına destek vermeye çalışıyorum. Ancak okuyacaklar listem çok dolu. Hepsini kaydediyor alınacaklar listeme ekliyorum, başarılar dilerim...
Teşekkürler. Okuma fırsatı bulursanız yapacağınız olumlu ya da olumsuz değerlendirmeleri merakla bekliyorum.
Bugüne kadar onlarca kitap yazdım. "Ve Sokrates Öldü." "Hamamböcekleri Hızlı Kaçar." "Haremde Güller." daha niceleri. Hiçbirini bastıramadım. Basımcı kapıyı binlerce liradan açıyor. Kitap tutsun tutmasın ilk baskının geliri basımcının. Anca kitap tutarsa daha sonraki baskılarda kazancınız kitap fiyatının sadece yüzde 40 ı. Geriye sadece sanal platform kalıyor. Yakında zaruriyetten basımcı olacağım. Dediğiniz doğru. Reklam, sansasyonel bir durum kitabı sattırır sadece. Kitap basıldıktan sonra ilgi çekici ve merak uyandıracak bir olay olmalı. Yoksa raflarda kalır. Sevgilerle emeğinize sağlık...
İlginiz ve iyi dilekleriniz için teşekkürler. Ben basım masraflarını yazardan talep eden yayınevlerine göndermedim dosyamı. Kitabımın kalitesine güvenen yayınevi basım masraflarını üstlensin düşüncesindeydim. Bu amacıma ulaştım. Basım için ücret ödemedim. Söylediğiniz gibi telif yüzdeleri çok düşük olduğu için maalesef sadece ünlü yazarlar para kazanıyor bu işten.
Merhaba Mustafa Bey... Ben de yazarlık hayatıma "Bir Yığın Söz" şiir kitabımla 25 Ağustos 2022'de yeni bir adım attım. Sizinle aynı tecrübe, duygu ve gerçekleri yaşıyor, sizinle aynı düşünceleri paylaşıyorum. Sıkça "Okuru bol olsun..'" dilekleri alıyorum fakat bu dileklerin sayısı kadar alınmış ve okunmuş olsaydı inanın ikinci baskı gerekecekti. Ben şunu anladım; bir kitabın OKURU olmak, o kitabın YAZARI olmaktan daha önemliymiş. İmzalı kitap isteği ile yanıma gelen özellikle genç ve çocuklara imzamın önünde "Ne olur OKUYUN, ama ne olur OKUYUN, hiç bırakmayın..! Okutabilmek de mirasınız olsun..." diye yalvarırcasına telkinimi yazıyorum. Ayrıca bir üzüntü duyduğum nokta da; kitabımı bilen kimselerin benimle diyaloglarında en çok kitap satış miktarları üzerine olan konuşmalar. Aslında umduğum kitabın içerisindeki manaya ulaşılması ve bu manaların tatlı sohbeti. Ben de sizin gibi insanımızın OKUR SEVERLİK gerçeğini seyrediyor ve okutabilmenin yazmaktan zor olduğunu anlıyorum. İlk fırsatta kitabınızı okuyacağım. Okumak, yazmak ve kitaplarınız ile çorak yada zaten çiçekler açmış yüreklere, gönüllere çokça ulaşabilmenizi diliyorum...
Toplum algısına göre yaşamayı bıraktığı zaman insanlar daha özgür düşünüp yaşayacaklardır.
Dostum kitap okutmanın çok zor olduğu bu ülkede malesef bir kitabın değerini içerik değil yazarının sosyal medya hesaplarındaki "mavi tık" belirliyor. Aslında bunu sadece kitaba da indirgememek lazım,sinema ve dizi sektörü gibi birçok sektör malesef takipçi sayısı ile iş alabiliyor. Dostoyevski bugün yaşasa Suç ve Ceza'yı yazıp Türkiye'de yayınevlerinin yolunu tutsaydı kapıdan bile içeri almazlardı. "Bi' git şurdan, tuğla gibi kitap yazmışsın kim ne yapsın senin gibi tanınmayan adamın kitabını" deyip terlikle kovarlardı. Biraz daha sosyal medyada aktif olmalısın bunun için✋
Olayı çok güzel özetlemişsin kardeşim. Ama 1000 kitap dışındaki sosyal medya sıkıyor beni.
Reklam
Maalesef mükemmel yazılmış olan bir kitap bile çoğunluk olarak kabul görmemişse önemsiz, değersiz sayılıyor. Emeğinizin karşılığını alırsınız bir gün umarım.
Çok teşekkür ederim Esra Hanım.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.