Hz. Ebu Bekir
10/10
·96 syf.··
2023 88. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2023 09:35
Hz. Ebû Bekir’in hayatını okurken, kendi hayatımızın ne kadar değerli olduğunu gördüm. Aklıma Efendimizin(sav) yüzünde, üzerinde uyuduğu hasırın izini görüp ağlayan Hz. Ömer’e “istemez misin ya Ömer, dünya onların ahiret bizim olsun…” sözü geldi… Onlar dünyaya değer vermeyip ahireti kazanırken bizde hayatımıza değer verip dünyamızı güzelleştirmek üzere çaba üstüne çaba harcayıp ahiretimizi bıraktığımızın farkında bile değildik… Sedece kimliğimizde yazan Müslüman ibaresine sığınarak kendimizi öyleyiz sandık… >Onun Allah Resulüne(sav) bir şey olmasın diye ayağını mağaradaki deliğe koyup yılanların ayağını sokmasıyla ve o anda uyuyan Allah Resulü(sav) uykusunda rahatsız olmasın diye acısını dile getirmeyip sabretmesiyle hayrete düştüm. Oysa ki ben bir sinekten bile korkan, bir böceğe, sineğe ayakkabı ile bile basamayan, yerde ölmüş bir böceği peçete ile bile alamayacak kadar korkak bir insandım. >Onun sahabelerin en zenginlerinden olmasına rağmen malını çoğunu esir olan sahabeleri hürriyetine kavuşturmaya ve kalanı da Tebük Seferi’nde Efendimiz aleyhisselatü vesselam açıktan infak isteyince tamamını tek seferde bağışlayıp “Eve ne bıraktın ya Ebu Bekir?” Diyen Efendimiz’e(sav) “Eve Allah ve Resulünü bıraktım” diyecek kadar cömertliğini okuyunca kendimden utandım. Oysaki ben elimde bir miktar param olsa hemen gelecek ay lazım olur diye kenarı atmayı düşünüp bir yere yardım yapılacak olsa önce kendimi sağlama alıp sonra kalandan infak yapan insanlardandım. >Babası Ebû Kuhafe iman edince çok sevinen Efendimizin(sav) yanında gözyaşlarına boğulup “Ben mutlu oldum ama Sen(sav) olamadın, Sen’de amcan Ebû Talib’in iman etmesini ne çok isterdin” deyişini ve bunu duyan Efendimiz’inde(sav) gözyaşlarına boğulduğunu okuyup bende ağladım. Oysaki ben bırak başkasını kendi imanıma bile dua etmekten acizdim. >Onun Tebük’te tüm malını infak ettikten sonra giyecek tek elbisesi kaldığı için onu hanımı ile dönüşümlü kullandığını, bu sebeple camiye cemaate gidemediğini, Allah Resulü çağırsın diye başka bir sahabe gönderdiği vakit “O(sav) çağırdıysa muhakkak gitmeliyim“ deyip kendisine yapraklardan kıyafet örüp Allah Resulünün(sav) huzuruna gittiğini okuyunca evdeki kıyafet dolabımdan utandım. Oysaki ben dolabımda yüzlerce kıyafet varken, kıyafetler dolaba sığmazken hala giyecek bir şey bulamamaktan şikayet edenlerdendim… >Onun halife olduktan sonra kendisine bağlanan maaşın zaruri kısmını harcayıp kalanını biriktirdiğini okuyunca kendimden utandım. Oysaki ben ne çok gereksiz harcamalarla israfa giderdim… Ey Ebu Bekir! Nasıl bir sıddıkiyetti ki sendeki, senin hürmetine tüm gök ehli yapraktan kıyafetler giyip Allah Resulü(sav) Cebrail tarafından senin durumun hakkında bilgilendirildi, nasıl bir sevgiydi ki “mağarada ki iki kişinin biri” diye ayetlerde senden bahsedildi(Tevbe-40), nasıl bir imandı ki Allah Resulü(sav) “Rabbin senden razı, sende ondan razı mısın” diye sordu… Bizim bunları aklımız, hayalimiz almıyor. Seni tanıdıkça aklıma tek bir söz düşüyor. Vefatından sonra devlet hazinesinden bağlanan maaştan zaruret miktarını harcayıp geri kalanınından testi içinde biriktirdiğin paraları bulunca Hz. Ömer’in dediği gibi “Bize yaşanması çok zor bir Müslümanlık bıraktın…” Rabbim sizden ebeden razı olsun. Bizleri de sizin yollarınızdan ayırmasın inşallah…
Hz. Ebu Bekir (R.A.)Mehmet Yıldız · Timaş Yayınları · 2023432 okunma
··
456 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.