Gönderi

Puan vermedi·178 syf.··
2023 96. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2023 17:20
Merhabalar. Ercan abinin de belirttiği gibi, onunki dışında hiç incelemesi olmayan bir kitap olduğu için başladığımdan beri inceleme yazmayı amaçladığım bir kitap idi. Şimdi başlıyoruz. Nereden başlayacağımı bilmiyorum, direkt dalayım. Kitap terapi hizmeti sunuyor denebilir. İlk bölümlere, vücudunuzu kabullenme seansları denebilir. Yazar, size kökleri çocukluğunuza dayanan sorular soruyor, hepsini birer birer düşünmenizi istiyor. Kendi vücudunuzu kabullenme sorunları yaşıyor iseniz, bence gerçekten etkili yöntemlerle bunu yenme imkanı sunuyor. Hayır, siz zaten bu faslı geçmiş iseniz, bu kısımları aşırı sıkıcı bulabilirsiniz. Kitap sizden bir takım egzersizler yapmanızı istiyor, ve eninde sonunda bu egzersizlerin belli bir sonuç vereceğini belirtiyor, ki belirttiğim gibi, bu kitap sizin için bir ilkse ve vücudunuzu kabullenmekte zorlanıyor iseniz, yaşadığınız çevre ve büyüdüğünüz ortam cinselliği bir tabu olarak görmüş ve vücudunuzu kabullenemeyişinizin öncelikli nedenleri bunlardan kaynaklı ise, bu egzersizleri uygulamalı olarak yaparak ve kitabı bir kılavuz niyeti ile okuyarak, bence büyük bir ilerleme kaydedebilirsiniz. Ve yine belirttiğim gibi, vücudunuzdan zaten memnun iseniz bu kitabı bir zaman kaybı olarak göreceksinizdir. Kitapta beni rahatsız eden şeylerden biri, yazarın okuyucuya düşünme olanağı tanıyıp, sonrasında "hey, ne oldu canım, bu egzersiz sana nasıl hissettirdi? Igrenc mi hissettin? Yetersiz misin ha? YETERSİZ MİSİN??" gibi kısımları idi.. tam olarak böyle değildi, lakin egzersizleri uygulamayacak biri olarak(doğal olarak?) bunu bu şekilde sormasını tuhaf buldum. İlginç bulduğum bir diğer şey, kendinizi bulutların üstünde hissedin dediği kısımdı. Düşünsenize, siz kendinizi bulutların üstünde hayal etmiş, hafif, mutlu hissetmişiniz, devamını okuyunca, "ımmmm, kendini bulutların üstünde hissedemeyecek kadar ağır mısın?" dediği kısımdı.. neyse, mesele yok. Takıldığım bir nokta idi sadece. Sayın okuyacaklar, vucudunuzdan haberdar birisi iseniz, klitorisinizin nerede olduğunu biliyor iseniz, sadece odaklanarak orgazm olabilirsiniz. Aslında kitabın sunduğu neredeyse her egzersiz ve bir takım sorular da, odaklanmanızı sağlama amaçlı. Kitabın yarısı size vücudunuzu sevin cümlelerini anlatan sayfalardan oluşuyor, diğer bir kısmı egzersizlere, az bir kısmı ise partnerinizle deneyebileceğiniz seks pozisyonlarına, ve hazzı artırma amaçlı anal/grup/eşcinsel sekse değiniyor. Yani zaten bu konuda birkaç kitap okumuş birisi iseniz, kitap sizin için çok yetersiz kalacaktır. Harika okumalar dilerim.
Kadınlarda Orgazm Olma YöntemleriJulia Heiman · Pencere Yayınları · 200470 okunma
··
712 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mars
Gönderi Sahibi
Bildiğimiz üzere, kadınlarda orgazm, erkeklerde olduğu kadar kolay değil. Bunun nedeni kitapta şöyle açıklanıyor, erkeklerde uyarıcı ile direkt temas mümkün, kadınlarda ise dolaylı bir uyarıcı söz konusu. Erkeklerde orgazm 5-10 dakika aralığında gerçekleşirken, kadınlarda bu süre 20 dakikadan fazlayı bulabiliyor. Teessüf ettiğim kısım şu, üç çocuk doğurup hayatında bir kez bile orgazm olmamış kadınlar var. Bu resmen tecavüze giriyor. Kitapta şöyle bir cümle geçiyordu, "vücudunuzu eşinize/partnerinize zevk vermesi gereken bir et parçası olarak görebilirsiniz". Görmemelisiniz. Göremezsiniz. Görmeyin lütfen. Bu cümle kafama takıldı. Kendini böyle gören, belirttiğim gibi, cinselliği hep kötüleyen bir ortamda büyüyen bir kadın, cinsel ilişki sonrasında kendini suçlu hissedebilir, ve manevi suçluluğun yanı sıra, elinde kalan tek şey fiziki bir acı olabilir. Klitorisin tek amacı, size cinsel zevk vermesi. Kilolusunuz, çok incesiniz, yaşadığınız ortam iğrenç, igrenç değil, lütfen her şeye rağmen vücudunuzu sevin, ve ona ilgi vermeyi ihmal etmeyin. Harika varlıklarsınız, kendinizi asla ve asla, tüm şartlara rağmen sevin, ve değerinizin farkına varın. Duygulandım, ağlayacağım sanırım.
Mars
Gönderi Sahibi
Eklemek istediğim birkaç şey daha var ve müsait olunca yorumlara ekleyeceğim
geçenlerde aşağıdaki yorumla ilgili bir belgesel(?) izlemiştim, genel olarak klitorisin ne olduğunu bilmeyen insanların çoğunluğu ve dolayısıyla kadınların orgazm olmaması ile ilgili bir video idi. videonun bir kısmında da bir kadın 17(idi sanırım) yaşında evlendirilmişti. seksle ilgili tek bir haz hissetmemiş, aksine her defasında acı hissettiğinden bahsediyordu. hatta regl olduğunda bile hiç kimseye söylememiş, bekaretini kaybettiğini düşünüyormuş, o kadar bilgisiz yani. kadın o şeylerin, yani orgazmın, hazzın ne olduğunu 29 yaşında öğrenmiş. sonra zaten eşinden ayrılmış, hatta sevgilisi bile varmış. kızına da her şeyi öğreteceğini söylüyordu, ki muhteşem bir şey olduğunu düşünüyorum. açıkçası az önce de bunu düşünüyordum, bana da şahsen hiç bir şey öğretilmedi, küçük yaşta kendim oradan buradan araştırarak öğrendim ve bunun iyi bir tesir gösterdiğini söyleyemem. vücudumdan iğrendim, temas sorunum yaranmaya başladı, kendi vücuduma dokunmayı geçtim, bakamıyordum bile. bunlar sadece ilkin şeyleri öğrendiğimde olduğunu düşünüyordum da iyi ki daha fazlasını öğrenmemişim diyorum bazen. her neyse, şu an kendimle o kadar da büyük sorunum yok. yeni yeni vücudumdan iğrenmemi aşıyorum ve hatta sevmeye başlıyorum denilebilir. daha fazla ne olduğumu(zu) öğreniyorum, araştırıyorum zaman buldukça. keşke daha önceden neler olduğunu öğretselerdi diyorum bazen, ama onların da bildiği ne malum? olan olmuş geçen geçmiş. ve her kesin de öğrenmesi tarafındayım. lütfen vücudunuza öylesine mevcut olan bir cisim gibi bakmayın, ne olduğunu araştırın ve güzel bulun. Marsın da dediği gibi, vücudunuz iğrenç değil, vücudunuzu sevin. eğer vücudunuzu sevmiyor iseniz ne hissettiğinizi çok iyi anlıyorum ama bunu aşabilirsiniz. kesinlikle başarabilirsiniz.