Kitabı okurken aklıma o pandemi günleri geldi. Ama kitapta ki pandemi dönemi çok ayrıydı çünkü işin içine polisiye ve gizemi katılmıştı. Ayrıca o günleri tekrardan yaşamış gibi olmak çok ürkütücü. yağmalanmış marketler, dışarıya gönlümüzce cıkamayışımız, maskelerle gezmeler, eve kapanıp çalışmalar vs her şey çok kötüydü ya. Kitap üç kişi tarafından anlatılıyor (Oliver, Ciara ve Dedektif Lee) ve bizim olayları farklı açılardan görmemizi sağlıyor. Bir geçmişe gidiyoruz bir de şimdi ki zamana.
Oliver ve Ciara tanışıp arkadaş olurlar ve ilişkileri ilerlesin diye pandemi döneminde aynı evde yaşamaya karar verirler. Her şey de aynı evde kalmaya başladıktan sonra başlar. Ayy düşünsenize aynı evde kaldığınız birinin çocuk katil olduğunu öğreniyorsunuz. Ciara için hep aklımda bir çelişki vardı. Bir şeyler sakladığı belliydi. Oliver ise gizemli halleriyle beni gerip durdu. Ayrıca ortada bir ceset var ve biz ona dair hiç bir şey bilmiyoruz. Zaten böyle şeylerde ben hep gerilirim djdj. Yeterli ortada çözülmesi bir olay olsun. Kitaptaki ters köşeler ise müthişti. Her zamanki gibi ters köşe severiz. Zaten kitabı okurken bazı şeyleri kafamda çok tarttım çünkü neyi doğru neyin yalan olduğunu bilmemek insanı geriyor. karakterlere çok üzüldüm ve empati kurdum ama eden bulur lafı olur ya heh işte tamda bunlara göre. Kitap başta kafamı çok karıştırdı ama sonradan çok güzel bir hâl almaya başladı. Seri çok sürükleyiciydi ve kesinlikle tavsiye ederim.