Puan vermedi·100 syf.····Okunma: 08 Temmuz 2023 13:41 Tolstoy'un 1886 yılında yayımlanan, romanın ana karakteri yargıç olan Ivan İlyiç'in üzerinden ölüm konusu gerçekçi bir anlayışla işlenir.
Ivan yargıç olduğu dönemde, daha yüksek bir maaşla çalışma hevesine kapılır. Bir süre sonra istediği bölüme atanır. Yeni ev, yeni iş. Evi düzenlerken bir kaza sonucu böğründen yaralanır. İlk başta pek önemsemez, ufak bir zedelenme deyip geçer. Zaman geçtikçe böğründeki ağrılar onu dayanılmaz bir hâle getirir.
Aslında onun ağrıları böğründen ziyade ailesinin ilgisizliği...
Ivan ölümle pençeleşirken, ailesinin umursamaz tavırları onu ölüme daha çok yaklaştırır.
Dayanılmaz ağrıları çekerken, hayatı, ölümü, yaşamanın anlamını derin bir şekilde kendi kendine sorgulamaya başlar...
Neden diye sorar. Neden ben? Hayatımda her şeyi olması gerektiği gibi yapmadım mı? Belki de yaşadığım hayat yaşamam gereken hayat değildir.
Tolstoy, realizm akımının etkileri ile ustalığını sergilediği bu eserde, ölümün öncesinde olan yaşamın anlamını, ölümün acısını sorgularken, geçmişini bir film şeridi gibi gözünün önünde bulundurarak acılar içinde ölümü bekler. Aslında İvan İlyiç’in en çok zoruna giden durum, kendisine yalan söylenmesidir.