·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Temmuz 2023 17:35 Ölmüş bir kadının evrak-ı metrukiyesi... evet ölmüş bir kadının hatıralarını okuyoruz hemde ne ölüm, okuyucuya asıl acı veren ölümü değil de onu ölüme sürükleyen yaşadıkları. Okuyucuyu derinden sarsan bir kitap. Baş karakter Fikret'in evli bir adama aşık olmasıyla başlıyor maceramız lakin bu onun ruhunun sonu oluyor. Ne kadar kurtulmaya, ona olan aşkından kaçmaya çalışsada kaderin acımasızlığından mı yoksa merhametinden mi bilinmez kaçamıyor. Bazı ruhlar ebediyetten tanışır derler işte bu umutsuz aşkın karakterleri de böyleydi, aşklarını bu dünyada kirletmektense ebediyen ve masumca yaşayabilecekleri başka bir dünyaya sakladılar.
Güzide Sabri Aygün'ün okuduğum ilk kitabıydı; kalemini, anlatış tarzını, hisleri okuyucuya hissettirişiyle çok beğendim. Aşkın insanda hissettirdiği ne kadar acısı varsa hepsini iliklerinize kadar hissettirken aynı zamanda insanın ruhî yalnızlığınını da melankolik bir tarzda yazımını okuyoruz, öyle ki bu hikayeye de başka bir tarz gitmezdi. İncelememi son bir alıntıyla noktalandırıyorum:
-Demek artık aşkımdan bile bahsetmekten beni men ediyorsunuz?
-Evet.
-Yarabbim, bu mümkün mü?
-Mümkündür. İnsan kalbini ezerek, bütün arzularını öldürerek yapamayacağını zannettiği şeyleri yapar. Bunlar insanın son gayretleridir.