·216 syf.····Okunma: 12 Temmuz 2023 09:14 “Onu kibarlıkla öldürmeliydim.
Zira böyle bir insanın hak edeceği en son şey hızlı bir ölümün merhameti olurdu.”
Mükemmeliyetçi bir Şarlatan. Ama kendisi mükemmel değil… Malikane hayvan ve insan cesetleriyle dolu, kanlarında banyo yapıyor Şarlatan. Ve şimdi, nükleer felaketin ardından malikanesi mutasyonlu insanlarla doluyor. Bu çarpık insanlardan kurtulmalı, çünkü mükemmel değiller. Ve oraya gelenlerin de bir amacı var; seçilebilmek. Eğer seçilemezlerse ordan başka yere gidemeyecek, evlerine dönemeyecekler… sonsuza dek.
Her ailenin 1 çocuk yapması zorunlu. Bazıları kendilerine “yedek çocuk” da yapıyor, çünkü yukarıda dediğim gibi gönderdikleri çocuklar geri dönemiyor. Köylerde kıtlık var ve yaşam çok zor. Eğer seçilen olurlarsa, ferah ve refah içinde bir hayat onları bekliyor. Seçilen ne peki? Mutasyonlu halktan sonra Dünya ülkelerinde dalga konusu olunca, “damızlık” yakışıklı ve güzel insanlar seçilip sıfırdan hepsi güzel olan bir ırk yaratılmaya çalışılıyor. Her şey öyle tekdüze de değil, isyancılar çıkıyor. Peki nasıl bastırıyorlar dersiniz? Kraliçemiz Leydi Marcilus’un tutumunu, geçmişini ve düşüncelerini okuyacağınız bu romana hepiniz hoşgeldiniz!
Bu kitapta eğer başıma bir gelmeyecekse Leydi Marcilus’un destekçilerinden olduğumu söylemek isterim Karakterin adım adım gizemli geçmişini öğrenmek aşırı hoşuma gitti ve ne yaptıysa da haklı buldum, o insanlar bunları haketmiş. Marcilus’ta hafif “Maleficent” havası vardı. Onun dışında arka kapakta yazdığı üzere iki aşığımız var, ben okurken ikisiyle de çok da bağ kuramadım bu belki de distopik/fantastik bir romana göre kısa olduğundan olabilir. Her bölümün başında başka kitaplardan değil de şarkı sözlerinden alıntı olması da çok tatlıydı🩷 Ben saatler içinde okuyup bitirdim, (şimdi yine ikinci kitap ne zaman diye zırlamaya başlayacağım hahdhdj) bu yaz aylarında su gibi akan bir kitap oldu. Kesinlikle önerimdir