İçinde on iki öykü olan kitap,ilk öyküsü Sakal Tıraşı ile beni hemen kendine bağladı.Ardından gelen öyküleri keyifle okudum.
Morg görevlisi Abdi’nin ölülerle iletişim kurma,ölülerin sesini duyma hikâyesi ölüme,öldükten sonra insanların neler düşünebileceklerine farklı bir açıdan bakıyor .
Kitabın ikinci öyküsü olan Tesadüf ve ardından gelen Abrakadabra öykülerinde ve ilk öyküde hissetmeye başladığım şey kuvvetlendi; nevi şahsına münhasır kişilerle tanışacağımı öngördüm. Öyküler ilerledikçe bu hissim doğru çıktı.Öykülerde yer alan karakterler her anlamda kendilerine has karakterler.
Hapşırma şikayetiyle doktora giden Oğuz’un hayatının alt üst oluşunu,trajikomik bir üslupla yazılmış bir öyküyle okurken, yazarın kalemine hayran kaldım.
Hayal işportacılığı üzerine kurulmuş Serbest Meslek öyküsü kitapta beni çok etkileyen öykülerden biri oldu.Bu öyküyü takip eden geçmişini satan İlk Sahibinden Satılık öyküsü de beni yine çok etkileyen ve içinde hüzün barındıran öykülerdendi.
Ölümün yolunu bekleyiş Doksan öyküsünde sade ve usta bir dille anlatılırken,kukumav kuşu ile ölüme davet çıkardığı düşünülen bir kiracının öyküsü olan Baykuş,kitabın yine trajikomik öykülerindendir.
Adını yansıtan Trajikomik öyküsü kitap içindeki öykülerin genel havasından farklıydı ve çok etkileyiciydi.