·184 syf.····Okunma: 06 Temmuz 2023 00:14 Ne yaparlarsa yapsınlar,
kumun kanunundan kaçış yoktu.
Her ne kadar aksa da, kum, su gibi değildi. İnsan suda yüzebilirdi. Kumsa insanı hapsediyor, ezip geçiyordu.
Gerçeklerden yeteri kadar kaçmıştı.
Geride bıraktığı her şey artık ölüydü.
Kendi elleriyle hepsini öldürmüştü.
Bu saatten sonra olasılıklardan
medet ummak, kendi kendini zehirleyen beklentisinden acı çekmek olacaktı.
︵︶
İsmiyle, kapağıyla ve konusuyla beni her açıdan cezbeden bir kitap olmasıyla birlikte bitirdikten sonra da iyi ki okudum dediğim kitaplar arasına girdi. Gerçekten yaşanmış bir hikaye olması ise kitaptan aldığım hazzı kat be kat arttırdı. Gizemli ve bir o kadar insanı geren, sinirlerini bozan bir kitap. Konusu itibariyle Gizem/Gerilim/Psikolojik türünde diyebilirim.
Obsesif derecede böcek koleksiyoncusu olan bir adamın kafasına taktığı bir böcek türünü bulma ümidiyle kimseye haber vermeden ortadan kaybolmasıyla birlikte kendini kumların arasında garip bir köyde bulur. Ardından ise kendisine yardımcı olduğunu düğündüğü bazı insanlar aracılığıyla bir günlüğüne kalması için köyde bir ev ayarlanır fakat bunun aslında bir tuzak olduğunu anlaması fazla uzun sürmez. Etrafı kumlarla çevrili bu evde mahsur kalır adeta hapsolur. Bu talihsizlikler yetmezmiş gibi evde de tek başına taşahan tuhaf bir kadınla baş başa kalmıştır. İşte adam o andan itibaren sadece buradan kurtulma gayesi güderek bu kumdan cehennem çukurundan kaçma planları yapar fakat işi hiçte kolay değildir. Geçmişi geleceği duyguları her şeyi alt üst olur.
Kitabı bazı abartılı müstehcen kısımları hariç sonuna kadar merakla okudum. Sürükleyicilik ve akıcılık yönünden çok iyiydi diyebilirim. Yazar farklı bir kafa yapısına sahip, felsefeye de ilgisi olan birisi. Bununla ilintili yazarın şehir hayatına da çok yerinde ince göndermeleri vardı. Okumanız gerektiğini düşündüğüm kitaplardan.
Fakat gerçeklik sadece önemli şeylerden oluşsaydı, kafanıza göre dokunamayacağınız, tehlikeli, camdan bir yapı olurdu.
● 安部公房 ●